"Bir büyük sır söyleyeceğim sana
Kapıları ört
Ölmek sevmekten daha kolaydır
Bundandır
Yaşamanın sancılarına yönelmem
Sevgilim."
Kılıç Yarası Gibi ve İsyan Günlerinde Aşk kitaplarında başlayan tarihi yolculuk Ölmek Kolaydır Sevmekten kitabıyla son buluyor. Osmanlı'nın 2. Abdülhamid dönemindeki İstanbul'u Mihrişah Sultan ailesinin etrafında anlatıyor. İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin faaliyetleri, Bulgar Savaşı, Bâb-ı Ali Baskını, kolera salgını gibi tarihî siyasî olayların yanında o sırmalı konaklarda, köşklerde yaşanan aşkların, entrikaların içinde buldum kendimi. Kitabın en sevdiğim tarafı insanlığın tüm zıtlıklarını doğal bir şekilde olayların içinde verebilmesiydi. Bir tekkeyle kumarhaneyi, doğumla ölümü, aşkla ihaneti hepsi bir arada birbirlerine görünmez bağlarla bağlanmıştı.
Kitabın ismiyle en çok bağdaştırdığım karakter Ragıp Bey oldu.
Bulgar Savaşı'nda savaşan gözü kara Osmanlı askeri olan Ragıp Bey'in imkansız aşkı Dilara Hanım'a hissettiği özlem her aklına geldiğinde cephede ölmeyi yaşamaya yeğliyordu. Her yeni güne uyandığında hâlâ Dilara Hanım'ı seviyor olduğunu hissetmek ölmekten bile zordu. Bu yüzden Ölmek Kolaydır Sevmekten..