·161 syf.····Okunma: 27 Ocak 2023 23:20 İlginç bir kitap olarak değerlendiriyorum bu eseri. Katılmadığım bazı yerleri var ama katıldığım yerler de var. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki yazarın da dahil olduğu bir grup var ve bunlar doğru yaptıklarını zanneden ama bazı şeyleri görmezden gelen grup. İnatla sevgiden, barıştan, kardeşlikten bahsedip sürekli sorun çıkaran bir grup. Herkesin ağzında pelesenk ettiği bir ‘Kürt Sorunu’ lafı almış başını gidiyor. Bu ülkenin şükürler olsun bir Kürt sorunu yok. Terör Sorunu var. Bu durum tabii ki insanlarımızı üzüyor ve canımızı sıkıyor, nasıl sıkmasın? Kaç aile can kaybetti, şehit verdi, gazi verdi bu vatana.
Yazarın da dediği gibi bizler bu toprakların kültür zenginliği olan insanlarız. Tabii ki barış gelecek ama bu barış Kürt Sorunu değil Terör Sorunu bittiğinde gelecek. Hiçbir şey sonsuza kadar sürmeyeceğine göre demek ki terör sorunu da sona erecek bir gün. Ne kadar çabuk o kadar iyi tabi. Ayrıca başta doğu halkımız olmak üzere çekilen eziyet ve işkenceleri anlatıyor yazar. Çok doğru ve haklı. Tabii ki böyle oldu yani böyle bir şey yok, olmadı gibi aptalca bir yorum yapmayacağız. Okuyoruz, araştırıyoruz, olana olmuyor olmayana oluyor demek bizim işimiz değil. Buyrunuz: Pınarcık Katliamı. Kesinlikle eziyet çeken, öldürülen, kurşuna dizilen halkımız oldu. Bunlar tamamen Kürttü. Bu insanların canlarına kıyan soysuzlar ise kansız, şeref yoksunu pkk denilen zavallı bir örgüttü. Yani bir şeyleri anlatırken, anlattığımız şeyi doğru kaynaklara dayandırmalıyız.
Aynı zamanda yazara katılmadığım birkaç nokta var. Bunlardan birisi şehitlerimiz için 122’de şehitlerimiz için pkk tarafından öldürülmüş asker ölüleri gibi çok da iyi niyetli olmayan bir cümleydi. Bunu daha evvel de eleştirmiştim. Günümüz sözde Komünist ve Sosyalist olduğunu söyleyenlerin diliyle konuşmuş. Geçenlerde birisi de benzer bir cümle kullanmıştı bir yayında. Dönemine göre değerlendirmeye çalışsam da günümüzde de devam eden bir durum olduğu için bu haksız bakış açısını dile getirmek zorundayım.
Diğer nokta da bununla bağlantılı bir metin ve o metni aynen aktarıyorum. Çünkü bu insanların bazı konularda artık aşırıya kaçtıklarını mı söyleyeceğiz yoksa ne diyeceğiz gerisi milletimizin yorumu. Gerçek olan bir şey var. Eğer ben bunları yazmazsam, 3 5 tane flama peşinde koşan çapulcudan korkarsam, susan dilsiz şeytanlardan olursam o çapulculardan hiçbir farkım kalmaz. Şehit askerlerimizin, öğretmen ve doktorlarımızın, katledilen vatandaşlarımız ve tabii gazilerimizin iki eli de yakamdan asla ayrılmaz. Bu yüzden bu metni aynen aktarıyor ve bu metnin tek bir satırına katılmıyorum. Bundan sonra ise önemli tespiti ekleyecek, yazıma son vereceğim.
“Ben bu savaşın sürüp gitmesinin sebebini bir türlü anlayamıyorum. Şu dünyadaki akıl, izan sahibi hiç kimse de ne kadar anlatırsan anlat anlamayacak. Ortada ne var? Bir ulus insanlarını istiyor, isterseniz etnik grup deyin, bu insanlar haklarını almak için dağa da çıkıyor. Ve bir kanlı savaş sürüyor.”
Metin bu şekilde devam ediyor. Bunun adının ne olduğu aşikar değil mi sizce de? İnsan haklarını istiyor ve dağa çıkıyor. Vay be. Sonra insanları asker, polis, doktor, öğretmen demeden katlediyor, ailelerini mahvediyor; köylüler çıkıyor karşısına onları da kadın çocuk yaşlı genç adam insan demeden katlediyor yetmiyor tecavüz ediyor ve bunları da HAKLARINI ALMAK İÇİN DAĞA ÇIKIYOR diyerek geçiştiriyorsunuz he! Yazıklar olsun. Merak ediyorum kadın cinayetleri olunca da Yaşar Kemal kalemine sarılıp kim bilir ne yaptı, erkek de hakkını savunmaya çalıştı kadını öldürdü diyor mudur? Sözde insan ölümlerini istemeyenlerin insan öldürenleri bu kadar savunan, sinsi mesajlarla masum gösterdiği sözlerle bunları aktarması tamamen ziyan. Çok merak ediyorum rahmetli Sinan Ateş için de bu şekilde konuşur muydu? Sanmıyorum. Pkk denilen terör örgütünün savunulacak hiçbir tarafı yoktur. Yazık...
Yazarın çok önemli bir tespiti var. Günümüz için bile kullanılır bu. Birincisi bugün dağdakileri indirmenin daha kolay olduğu. Savunma sanayimizin gelişmişliği bunun bir örneği olsa da verilen örneğe göre bakalım. Vay efendim neden böyle söyledin diye düşünen ve bunu dile getirmek isteyen olursa Şenay Aybüke Yalçın ile Yasemin ve Bayram Tekin’in kanlı elleri onların yakasında olsun. Kitapta verilen anlam ise bunların silah bırakması yönünde. Umudumuz da bu. Bitmesi gerekiyor. Diğeri ise bereketli topraklarımıza kin tohumu serpenlere yönelik eleştirel kısımdı. Bu görüşe de sonuna kadar katılıyorum. Yaşayacağımız 50-60 sene var ya da yok zaten. Bunu da huzur içinde, güzel, yaşadığımıza değer geçirmek hepimizin hakkı. Olması gereken de bu.
Hepimizi bilinçlenmeye ve aydınlanmaya davet ediyor, yazarın bu çok önemli noktalara değinen kitabını özellikle tavsiye ediyor, iyi ve faydalı okumalar diliyorum..