Bu Bir Çağrıdır

Yaşar Kemal
Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 34 dk.
Sayfa Sayısı:
161
Basım Tarihi:
Mart 2012
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
ISBN:
9789750821998
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

6/10
·161 syf.··
2023 20. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 27 Ocak 2023 23:20
İlginç bir kitap olarak değerlendiriyorum bu eseri. Katılmadığım bazı yerleri var ama katıldığım yerler de var. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki yazarın da dahil olduğu bir grup var ve bunlar doğru yaptıklarını zanneden ama bazı şeyleri görmezden gelen grup. İnatla sevgiden, barıştan, kardeşlikten bahsedip sürekli sorun çıkaran bir grup. Herkesin ağzında pelesenk ettiği bir ‘Kürt Sorunu’ lafı almış başını gidiyor. Bu ülkenin şükürler olsun bir Kürt sorunu yok. Terör Sorunu var. Bu durum tabii ki insanlarımızı üzüyor ve canımızı sıkıyor, nasıl sıkmasın? Kaç aile can kaybetti, şehit verdi, gazi verdi bu vatana. Yazarın da dediği gibi bizler bu toprakların kültür zenginliği olan insanlarız. Tabii ki barış gelecek ama bu barış Kürt Sorunu değil Terör Sorunu bittiğinde gelecek. Hiçbir şey sonsuza kadar sürmeyeceğine göre demek ki terör sorunu da sona erecek bir gün. Ne kadar çabuk o kadar iyi tabi. Ayrıca başta doğu halkımız olmak üzere çekilen eziyet ve işkenceleri anlatıyor yazar. Çok doğru ve haklı. Tabii ki böyle oldu yani böyle bir şey yok, olmadı gibi aptalca bir yorum yapmayacağız. Okuyoruz, araştırıyoruz, olana olmuyor olmayana oluyor demek bizim işimiz değil. Buyrunuz: Pınarcık Katliamı. Kesinlikle eziyet çeken, öldürülen, kurşuna dizilen halkımız oldu. Bunlar tamamen Kürttü. Bu insanların canlarına kıyan soysuzlar ise kansız, şeref yoksunu pkk denilen zavallı bir örgüttü. Yani bir şeyleri anlatırken, anlattığımız şeyi doğru kaynaklara dayandırmalıyız. Aynı zamanda yazara katılmadığım birkaç nokta var. Bunlardan birisi şehitlerimiz için 122’de şehitlerimiz için pkk tarafından öldürülmüş asker ölüleri gibi çok da iyi niyetli olmayan bir cümleydi. Bunu daha evvel de eleştirmiştim. Günümüz sözde Komünist ve Sosyalist olduğunu söyleyenlerin diliyle konuşmuş.
Bu Bir ÇağrıdırYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 2012162 okunma
Puan vermedi·161 syf.··
2020 150. kitabı
Bu yapıt 1992- 2009 arası Yaşar Kemal'in Kürt Sorunu özelinde Türkiye'de demokrasi arayışlarına ilişkin yazıları, röportajları ve konuşmalarını içeriyor. Yaşar Kemal 21. YY için "İnsan Hakları Yüzyılı" diyor. Bu yüzyıl için büyük umutlar besliyor. Şahsen ben bu kadar umutlu değilim. "Bu iki halk düşman değil" diyor ama bence düşmandan da beteriz artık. İnsan okurken gerçekten hayret ediyor. En eskisi 28 yıl, en yeni yazısı bundan 11 yıl önce. Toplum olarak iki ileri bir geri gitsek dahi epey yol almamız gerekirken bir arpa boyu kadar yol alamadığımızı görünce şaşkınlık ve üzüntü duydum. Ne diyeyim ki. Bi 20 yıl sonra da aynı şeyleri konuşuruz biz nasılsa.
Bu Bir ÇağrıdırYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 2012162 okunma

Yazar Hakkında

Yaşar KemalYazar · 74 kitap
Yaşar Kemal (d. Kemal Sadık Gökçeli,] 1923; Gökçedam, Osmaniye), Kürt asıllı Türk romancı, senaryo ve öykü yazarı. Türk edebiyatının en önde gelen kalemlerinden biridir. İlk öykü kitabı Sarı Sıcak'ta da yer alan Bebek öyküsü ile ilk romanı İnce Memed, Cumhuriyet'te tefrika edildi. İnce Memed, yaklaşık kırk dile çevrilerek yayımlandı ve kitaplarının yurtdışındaki baskısı yüz kırktan fazladır. Yaşar Kemal pek çok yapıtında Anadolu'nun efsane ve masallarından yararlanmıştır. PEN Yazarlar Derneği üyesidir. Nobel Edebiyat Ödülü'ne aday gösterilen ilk Türk yazardır. Çocukluğu Yaşar Kemal, Nigâr Hanım ile çiftçi Sadık Efendi'nin oğlu olarak aslen Van-Erciş yolu üzerinde ve Van Gölü'ne yakın Muradiye ilçesine bağlı Ernis (bugün Ünseli) köyünden olan bir aileden dünyaya geldi. Kendi anlatımına göre bir Türkmen köyünde tek Kürt ailenin çocuğu olarak doğup büyüyen Yaşar Kemal, evde sadece Kürtçe köyde ise Türkçe konuşurdu. Ailesi, Birinci Dünya Savaşı'ndan dolayı Adana'nın Osmaniye ilçesine bağlı Hemite (bugün Gökçedam) köyüne yerleşti. Beş yaşındayken, babasının camide öldürülüşüne tanık oldu. Orta okul döneminde çeşitli işlerde çalıştı. Kuzucuoğlu Pamuk Üretme Çiftliği'nde ırgat kâtipliği (1941), Adana Halkevi Ramazanoğlu kitaplığında memurluk (1942), Zirai Mücadele'de ırgatbaşlığı, daha sonra Kadirli'nin Bahçe köyünde öğretmen vekilliği (1941-42), pamuk tarlalarında, batozlarda ırgatlık, traktör sürücülüğü, çeltik tarlalarında kontrolörlük yaptı. Sanat hayatı 1978 yılındaki yaptığı bir söyleşide sanat çalışmalarına ilkokula başlamadan önce şiirle işe koyulduğunu ve okula başladığında "yaşlı halk şairleriyle çakıştığını" anımsadığını belirtti. İlkokulun son sınıfındayken arkadaşı Aşık Mecit, çok iyi saz çalarken kendisi annesinden ötürü sazı "berbat" çalmaktaydı. Bunun nedenini şu sözlerle dile getirdi: "Benim saz çalamamamın sebebi var, anam aşık olacağım da diyar diyar dolaşacağım diye saza, aşıklığa düşman olmuştu. Onun tek çocuğuydum ve gözünden ayırmıyordu beni. Okulda, düğünlerde bayramlarda beni hep Aşık Mecitle çakıştırırlardı. Aşık Mecitle Kadirlide bir kahvede bir gece sabaha kadar çakıştığımı şimdi iyice anımsıyorum." Ortaokuldan ayrıldıktan sonra folklor derlemelerine başladı ve 1940-1941 yılları arasında Çukurovadan ile Toroslardan derlediği ağıtları içeren ilk kitabı olan Ağıtlar, Adana Halkevi tarafından 1943 yılında yayınladı. 1944 yılında ilk hikâyesi Pis Hikâye'yi yayınladı. Bunu, Kayseri'de askerlik yaparken yazmıştı. Bebek, Dükkâncı, Memet ile Memet öyküleri 1950'lerde yayımlandı. Kemal Sadık Göğceli adı ile çeşitli yayımlarda yazarken Yaşar Kemal adını Cumhuriyet gazetesine girince kullanmaya başladı. 1952 yılında yayımlanan ilk öykü kitabı olan Sarı Sıcak'ta da yer alan Bebek öyküsü burada tefrika edildi. 1947'de İnce Memed'i yazdı fakat yarım bıraktı ve 1953-54’te bitirdi. Romanı yazma nedeni eşkiya olan ve dağda vurulan amcasının oğlunun vurulması olduğunu 1987 yılındaki bir söyleşisinde belirtti. Ayrıca aynı söyleşide, çocukluğunun eşkiyalığın içinde geçtiğini, dayısının "en büyük" eşkiyalardan biri olduğunu, o çevrede 1936'lara kadar beş yüze yakın eşkiya bulunduğunu ve bunlardan birinin de Kurtuluş Savaşı'nda Kadirli'yi ilk örgütleyenlerden olan Karamüftüoğlu ailesinden ünlü Remzi Bey olduğunu söyledi. Remzi Bey'in kendisine, ilk İnce Memed hikayesinde "Çakırdikeni" diye yer alan diken hikâyesini anlattı ve Yaşar Kemal'le "eşkıyalığın felsefesini" yaptı. Yaşar Kemal'in dünyada ilk kez yayımlanan seri, Bebek öyküsüdür ve önce Fransızcaya, sonra İngilizceye, İtalyancaya, Rusçaya, Romenceye ve diğer dillere çevrildi. Siyaset 17 yaşından bu yana sosyalist politikanın içindedir. 1961 Anayasası'ndan sonra kurulan Türkiye İşçi Partisi'ne 1962'de katıldı. Emekçi sınıfının tamamen yönetime gelmesini isteyen Kemal, TİP'te sekiz yıl çalıştı ve yöneticilerden biriydi. 1987'deki bir söyleşisinde Türkiye'de bir Marksist partiye ihtiyaç olduğunu belirtmiştir. Aynı söyleşideki "Nasıl bir sol modelden yanasınız?" sorusuna, şu cevabı vermiştir: "Her ülke sosyalist modelini kendisi kurar. Sovyetlerin 70 yıldır yaşama geçmiş modelini kabul edemeyiz. Yüzde yüz bağımsızlıktır sosyalizm. Kişi bağımsızlığı, ülke bağımsızlığı, politik bağımsızlık, ekonomik bağımsızlık, özellikle de kültürel bağımsızlık... Sosyalizmin başka bir anlamı yok benim için. Bu çağa gelinceye kadar kültürler birbirlerini beslemişlerdir, yok etmemişlerdir. Oysa çağımızda, kültürler kültürleri yok etmek için, bilinçli olarak kullanılmışlardır, emperyalistler tarafından. Benim için dünya bin çiçekli bir kültür bahçesidir; bir çiçeğin bile yok olmasını, dünya için büyük bir kayıp sayarım." TİP'ten ayrılan yazar, nedenini partinin niteliğini yitirmesine, bürokratların eline geçmesine ve emekçilerden kopmasına bağladı. Sovyetler Birliği çökmesinin, sosyalizmin de çökmesi değil, tam tersine dünya sosyalizminin zaferi olduğunu 1993'teki bir söyleşisinde dile getirmiştir. Temalar « Halka kim zulmediyorsa, etmişse, halkı kim eziyor, ezmişse, onu kim sömürmüş, sömürüyorsa, feodalite mi, burjuvazi mi... Halkın mutluluğunun önüne kim geçiyorsa ben sanatımla ve bütün hayatımla onun karşısındayım. [...] Ben etle kemik nasıl biribirinden ayrılmazsa, sanatımın halktan ayrılmamasını isterim. Bu çağda halktan kopmuş bir sanata inanmıyorum. » Yaşar Kemal'im edebi çalışmalarında halka dönük bir düşünce hakim oldu ve bunu, bir yerde politik düşünce ile birleştirerek yürüttü. Yapıtlarıda halk şiirinde, epopelerde olduğu gibi insan değerlerinden kopmamaya çalıştı. Yaşar Kemal, siyasi görüşü ile sanatının paralel olduğunu, "halk ve doğa"ya inandığını, sanatının proletaryanın çıkarlarının emrinde olduğunu dile getirmiştir.