Puan vermedi·687 syf.····Okunma: 06 Ocak 2023 23:31 Kitabın ilk yüz sayfasında Raskolnikov'un tasarladığı cinayet ve amaçları anlatılıyor. Alyona İvanovna isimli tefeci kadını öldürerek hem kendisine, hem ailesine, hem de insanlığa bir iyilik yapacağını düşünüyor. Bu sebeple pişman olmayacağına neredeyse emin olan Raskolnikov'un kitabın devamında bu düşüncesinin tam aksini yaşamasını ve cezaya doğru giden uzun yolunu görüyoruz.
Kitapta gerçekten çok fazla şey oluyor, o yüzden incelemenin devamında beğendiğim karakterler üzerinden ilerleyeceğim;
Raskolnikov: Aklın ve deliliğin sınırındaki bir karakter ancak bu kadar iyi yazılabilirdi. İlerledikçe cinayeti işlemesinin temel amaçlarını ve "Napolyon olma isteği"ni derinlemesine görüyoruz. Marmeledov ve ailesine karşı tutumu kitapta en çok hoşuma giden unsurlardan oldu, tamamıyla karamsar bir yaşam içerisindeyken son umudunu onlara karşı harcamasını her gördüğümde içim ısındı. Kitabın sonundaki durumu için görüşümü de inceleme sonunda yazacağım.
Svidrigaylov: Kitabın sonlarına kadar kimdir, nedir diye çokça düşündüğüm bu karakterden Raskolnikov ve kız kardeşini ziyaretlerden sonra tam anlamıyla nefret etmeye başladım. Kötülüğünü, pislikliğini bütün açıklığıyla anlatıyordu. Karısına olan tutumundan zaten bahsedemiyorum. Yine de ölümünden önce Sonya'ya ve Raskolnikov'a yardımda bulunması bize yansıyan kişiliğine zıt ve güzel bir detaydı, açıkçası hiç beklemiyordum.
Sonya: Bu karakterin neredeyse her anında bulunduğu durumlara acıdım, her ne kadar Raskolnikov'un buhranlarına odaklanılsa da bu karakter üzerine ayrı bir kitap bile yazılabilir. İnsanların hakkındaki kötü düşüncelerine rağmen iyiliğini göstermesini ve her fırsatta çevresine yardım etmeye çalışmasını takdir ettim. Raskolnikov gibi onun da sonu hakkındaki düşüncelerimi inceleme sonunda yazacağım.
Pyotr Petroviç Lujin: Svidrigaylov kadar olmasa da bu karakter de yeterince sinirimi bozdu. Raskolnikov'un annesine ve kız kardeşine karşı davranışları, onlara kurtarıcıları gibi davranması ve bunların devamında umursanmayaşını fark etmesi benim için sonu güzel biten bir karakter gelişimiydi. Tam anlamıyla gereksiz bir kişilikti ve hak ettiğini aldı.
Razumihin: Kitapta belki de en sevdiğim karakter oldu. Zaman zaman Raskolnikov'a şüpheyle yaklaşması, ondan endişe duymasına rağmen suçunu açıkladığında bile ondan yardımını hiç esirgemedi. Aynı şekilde Dunya ve annesine karşı tutumu ve sevgisiyle de kendini kanıtladı. Bunca kötü şeyin ortasında bazı bölümlerde mutlu olmama sebep olan karakterdir kendisi.
Atladığım karakterler oldu tabii ki ama benim için kitabın demirbaşları bunlardı, birisi bile çıkarılsa kitap tamamıyla değişirdi. Son kısıma gelecek olursam Raskolnikov'un cezasından bahsedeceğim. Sonya sözünü tutmuş ve peşinden gitmiş, Raskolnikov ise ona karşı kayıtsızlığını sürdürüyordu. Yine de kendisi kabul etmese de hala hayata tutunmaya çalışıyordu, hala bir umudu vardı. Son iki sayfada ise sonunda iyi yanını görebildik ve intihar ederek biteceğini sandığım hikayesi, olabilecek en güzel şekilde bitti. Sonya'ya karşı hislerinden sonunda emin olması ve konuşmaları çok duygulandırıcıydı, kitap boyunca duymadığım kadar sevinç duydu