Puan vermedi·104 syf.··Beğendi
· Selçuk Baran beni bu güzel öykülere karşı hazırlıksız yakaladı. Öyküler deyince farklı öykülerden oluşan bir kitap olduğu düşünülmesin. Kitap beş öykü üzerinden Halim’in hayatının beş farklı noktasına tanıklık ediyoruz.
Halim’in yalnızlığına ortak oluyoruz bir nevi. Halim’in bulunduğu ortama yabancılaşmasını, kabullenişlerinde bulunan hüznü ve sevgisindeki umutla karışık umutsuzluğu okuyoruz. Ama bunların hiçbiri ona acımamıza yol açacak şekilde sunulmuyor. Seçtiği yolda karşısına çıkan her şeyi ağırbaşlı bir şekilde karşılıyor Halim.
Okuma boyunca beni içine çeken unsurlardan biri de kitaba hakim olan eleştirel tutumdu. İlk bölümden itibaren başlayan bu tutum aile içindeki dinamiklerden, toplumsal düzene ve mesleklere kadar uzanıyor. Düzenin, bana distopik bir evreni hatırlatan kısımları olsa da aslında ağalık sistemine karşı bir eleştiriyi okumaktayız.
Tortu öyküsüne gelindiğinde sadece Halim’in hayatının tortusuna değil, kendi hayatınızın da tortusuna bakmak gereksinimi hissediyorsunuz. Sonunda insan kendisine ‘Yaşadığım hayat gerçek bir hayat mı?’ diye sormaktan alıkoyamıyor.
Her okura tavsiyedir.