// Kuyu ve Sarkaç //
Öyküleriyle gotik edebiyatının en önemli isimlerinden birisi olan Edgar Allan Poe’dan birbirinden güzel farklı öykülerin anlatıldığı bir kitap, Kuyu ve Sarkaç.
Genel olarak bir iki tane öykü dışında hepsini sevdim. Öyküler daha çok gotik edebiyat ağırlıklıydı. Bazılarında psikolojik gerilim unsurları ağır basarken bazıları doğaüstü, gotik tarzdaydı.
En sevdiğim, Şişedeki Mektup, Usher Evinin Çöküşü, Kara Kedi, Kızıl Ölümün Maskesi ve Kuyu ve Sarkaç oldu.
En favorimse Kuyu ve Sarkaç'tı. Bence doğaüstü olmasa da en korkutucu hikâyesiydi. Bir mahkûmun katlanmak zorunda kaldığı akıl almaz işkencelere maruz kalması ve adım adım ölümünü beklemesini, bunu yaparken en çaresiz anda bile kabullenmeyle hayatta kalma arasında kalmasını anlatıyordu... Poe, her anı ince ince betimleyerek gerçekçiliğini arttırırken beni o işkence mahzenine kitledi. Karakterin çaresizliğini ve korkusunu iliklerime kadar yaşadım öyle ki bir ara gerçekten ruhumun onun yaşadıklarıyla beraber daraldığını hissettim.
Öykülerin ve yazarın kaleminin en sevdiğim ve onu özel kılan yanı; somut betimlemelerinin harika olmasıydı. Hikâyelerin kasvetli ruhuna bürünmenizi sağlıyor. Bu kasvet havasını, karanlık atmosferini, ölüm ve çaresizliği oradaymışçasına hissettiriyor. Yalnız bu da değil, psikolojik betimlemeleri de çok iyi. Karakterlerin korkusunu, delirmiş ruh halinin derinliklerini size yaşatıyor.
Gotik edebiyat okumayı seven veya okumak isteyenlere öneririm ben çok sevdim.
Son olarak en sevdiğim alıntıyla incelememi sonlandırayım, keyifli okumalar.
“Uçuruma son bir dalış yapmadan sonsuzluğun kıyısında durmadan dolaşmaya mahkûmuz kuşkusuz.”
Kuyu ve SarkaçEdgar Allan Poe