Hayatımda ilk defa bir kitabı ikinci kez okuyorum. Normalde mutlaka okuyun diye direttiğim bir kitap henüz olmadı çünkü her okuyucunun farklı zevkleri olduğunu düşünürüm fakat arkadaşlar bu kitabı mutlaka okuyun. İnsanları zekalarıyla yüceltmeyi seven biri değilim ama Gündüz Vassaf’ın çok zeki biri olduğunu düşünüyorum. Kendisi bir psikolog ve kitabı bitirdiğimde psikolojinin sosyolojiden ayrı incelenemeyeceği görüşümü oldukça pekiştirdi. Peki kitap ne diyor buna göz atalım. Kitap ne kadar yücelik atfettiğimiz, doğruyu yapıyoruz,biz olması gereken yerdeyiz dediğimiz ne kadar olgu varsa bunları yıkıyor. Kitabı okurken ne kadar da özgür olmadığınızı anlıyorsunuz ve bunu kendimize ait odamız olmasından tutun da uyku düzenlerimize kadar konuyu götürüp bu gerçeği tokat gibi vuruyor. Şahsen bana öyle oldu. 20 bölümden birinde mutlaka kendinizden bir parça bulup yer yer yazarla tartışmaya girseniz de en sonunda o gerçekliği kabul ediyorsunuz. Kitabın güzelliği de orada her olguya ters yönden yaklaşımıyla doğruların sizi acıtıp gülümsetmesi sanırım. Kitapta yer verilen tabloları da özenle inceledim Gündüz Bey tablolardan totaliter sistemin yansımasını, incelediği konulara adeta bir kanıt gibi sunması bu yönüyle çok yönlü bir yazar olduğunu kanıtlaması,bende kendisine hayranlık uyandırdı. Sayfalarca her konu başlığı hakkında yazı yazabilirim sanırım çünkü üzerine en az yazar kadar düşündüm fakat onun zaten benden iyisini yaptığını düşünüyorum.Kendime bakmamı sağladığı için, beyin jimnastiği yapmış gibi hissettiğim için yazara sevgilerimle. Tekrar ediyorum lütfen okuyun.