Gönderi

10/10
·626 syf.··
Beğendi
·
2023 3. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 01 Şubat 2023 00:00
“kuş değilim ben. kafesim de yok.” jane eyre'i ilk okuduğumda altıncı sınıfa gidiyordum, fakülteye kontrol için gelmiştim ve endokrinoloji bölümünde sıramın gelmesini bekliyordum. kısaltılmış versiyonunu okudum, bir-iki saate bitirmiştim. "zaten okudum ya, fazladan bir şey yoktur." diyerek erteleyip erteleyip durdum. bu zamana nasipmiş. pek elim gitmedi kitaba (galiba bunun sebebi ne olacağını bilmem, aynı zamanda bitmesini istememdi) ama okuduğumda yüz sayfadan fazla okudum. böylece bitirmem beklediğimden uzun sürdü, ben iki günde bitiririm diye düşünmüştüm. her incelemede okuma sürecimi detaylı detaylı anlatıp kitaba hiç değinmiyorum. umarım bu huyumu bırakırım. AMA uzun uzun kitabın konusu anlatmak çok yorucu, ilkokulda kitap anlatmaya çalışırkenki hallerimi hatırlatıyor. yine de anlatmaya çalışayım: kitap, jane eyre'i anlatıyor. dikkat bozukluğumla yazabileceğim en uzun özet buydu. hem zaten daha fazlasını anlatırsam spoiler vermiş olurum. doğrusunu söylemek gerekirse aşka inanmam. benim için aşk, insanların uydurduğu ve sadece kurgusal dünyada gerçek olan (kurgusal dünyada olan bir şeye gerçek dememiz ne kadar doğrudur bilmiyorum.) ve zamanla iyice saçma hâle getirilmiş bir kurgu ürünüdür. insanlar birbirlerinin düşüncelerini severler, düşünceleri ve kişi uyarsa da mutlu olurlar. eğer ki bir evlilikte veya ilişkide zamanla birbirinden sıkılıyorsa bireyler, düşüncelerin kişilerle uyuşmadığı noktaya gelinmiş demektir. yani jane, "kısa bir süre için şimdi olduğunuz gibi olacaksınız, sonra kaprisleriniz artacak, ateşiniz soğuyacak. bana alıştıkça benden yine hoşlanacaksınız." derken bundan bahsediyordu. jane eyre'i okumak bana iyi geldi, yaralarımı sardı diyebilirim. st. john'a sinir olarak ve mr. rochester'a sinirlenerek geçirdiğim birkaç bölüm hariç kitap büyük bir mutluluk ve rahatlama kaynağıydı, ilk okuduğum zaman neden çok sevdiğimi tekrar hatırlamış oldum. charlotte brontë (ve iki kız kardeşi; emily ile anne) virginia woolf'un tabiriyle "hayallerde müthiş önemli, hayatta ise tamamen değersiz" olduğu bir dönemde, yazmak için bir odalarının bile olmadığı dönemde ellerine bir kalem almış ve yazmaya başlamış. brontë kardeşlerden bahsetmişken şuna da değinmek istiyorum: emily ve charlotte'dan bahsederken anne'i lütfen unutmayın. kraliçe victoria'dan bahsetmesek olmaz, ingiliz tarihinin en ikonik kraliçelerinden biri (çoğuna göre en ikoniği) olur kendileri. zaten çokça hor görülmüş kadınlara uygulanan baskının iyice attığı bir dönemde başa geçmiş, kadın düşmanlığına - bu dönem için kullanabileceğim en iyi tabir bu - yorumları susturup tabiri caizse "kapayın çenenizi, alırım kellenizi." demiştir. ensest olayları falan da var ama o kısımlardan başka incelemelerde bahsederiz artık. neyse, jane eyre'in ilk feminist roman olarak kabul edilir ve bazıları der ki kraliçe victoria bile kitabı okumuştur. "e sonunda kadın evlendi ne biçim feminist roman bu aaaaa?" diyenler olacaktır. kitabı düzgün okumamışlar. küçük kadınlar'da (hem film, hem kitap) jo, kitabını satmaya çalıştığında görevli adam "sonuna evlilik eklemesini" söylüyordu. burada charlotte brontë kitabı kadınlar için önemli yapan kararlardan birini verip jane'i mantıklı olan kişiyle değil, sevdiği ve KENDI SEÇTIĞI kişiyle evlendirmiş. kitabı bir kadının yazdığı buradan kendisini belli ediyor: o dönemde erkek bir yazar yazsaydı - kitapta dönemin erkek yazarları çok defa eleştirilmiş - jane, mr. rochester'ın metresi olmayı kabul eder ya da kabul etmeyip st. john ile evlenirdi. ikisi de gururu aşağılayıcı durumlar. birinde bir adamın metresi oluyorsun, diğerinde de sevmediğin biriyle hindistan'a gidip harap olacağın işler yapıyorsun. st. john ve mr. rochester'a gelmişken onlardan bahsetmesem olmaz. st. john, jane'in onla evlenmeyi kabul etmemesinde neden bu kadar diretti, anlamıyorum. neymiş efendim kendisi değil içindeki misyoner istiyormuş. bak seeen, bir de hintçe öğrenmesini istiyor. jane: sizinle evlenmek istemiyorum ama beni yanınızda yardımcınız olarak götürebilirsiniz, sizi bir kardeş olarak görüyorum. st. john: ev-le-ne-cem. bana kardeş değil, eş lazım. edward (mr. rochester)'a karşı duygularım o kadar belirsiz ki. - metresi olmasını istememeliydi, jane'in kendine olan saygısını beş paralık edeceğini biliyordu. + ama jane'i seviyordu ve onu bırakmak istemedi. - seviyorsa eğer neden yalan söyledi ona, sevgi bunu mu gerektirir? var sayalım ki evlendiler, evli olduğu adamın başka biriyle olduğunu öğrenince jane kendinden nefret etmez miydi? + ederdi elbet ama bir tarafı da anlardı, hem hikayesini anlattığında affetti ya. hemen affetti. orada durarak ikisine de işkence bildiği için gittiğini kendi söylüyor. hem bak jane olmayınca ne hallere düşmüş zavallı. - iyi bile olmuş. "sen benim kalbim, vicdanım, iyilik meleğimsin." demesine eridim, nasıl sevdiğini anlattığı bölümleri okumak içimde ölü olarak sakladığım aşk inancına birkaç kurşun daha sıktı çünkü böyle seven, sevdiğini de bu şekilde belli eden birini bulamayacağımı adım gibi biliyordum, yine de hepinizin sizi edward rochester gibi seven birini bulmasını diliyorum yan karakterlerden favorilerim adela ve helen oldu. adela çok tatlıydı, tam bir "bıcırık"tı, helen'den bahsedilen son bölümde de hüngür hüngür ağladım, öyle ki kardeşim "zeynep abla niye ağlıyorsun?" diye sordu, normalde kitap okurken tuhaf davrandığımı bilir de sormaz. helen ve adela dışında rosemond'u da çok sevdim, mutlu olmasını çok istedim, hatta st. john onu da yanına götürür belki demiştim (ama st. john vicdansızın teki çıktı), sevmediği biriyle evlendi zavallım. vay be. ne uzun yazmışım. matematik videosu izlerken, notlar uygulamasıyla yazdım. olur da bir daha görüşemezsek diye günaydın, tünaydın, iyi akşamlar ve iyi geceler diliyorum ve incelememi charlotte brontë'un kardeşleri emily, anne ve branwell'in ölümünden sonra w. s. williams'a yazdığı mektuptan bir parçayla sonlandırıyorum. “hayat neden bu kadar boş, kısa ve acı bilmiyorum, neden benden daha genç ve benden çok daha iyiyken yerine getirilmemiş projelerle hayattan koparıldılar, anlayamıyorum."
Edebiyat
Jane EyreCharlotte Brontë · Can Yayınları · 202042,1bin okunma
·
143 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
İNCELEMELERİNİ OKURKEN İNANILMAZ KEYİF ALDIM!!!! uygulamayı şu an aktif olarak kullanmıyorsun sanırım, umarım en yakın zamanda tekrar dönersin 777