Kral Menoitios'un oğlu Patroklos kazara işlediği bir suç yüzünden sürgün ediliyor. Kendisi bir prens bu işin içinden yalanla ya da başka türlü sıyrılırdı ama Patroklos'tan söz ediyoruz. Sürgün olarak Peleus'un sarayına yerleşir. Oradaki yaşam ve yeni görevleri ona uygun değildi. Kendisinin peşinde gönderilen, Prens Akhilleus'a hediye edilen annesinin liri, onun için oradaki şeylere katlanabilmesinin bir yoluydu. Akhilleus'un o liri çalmasıyla hayranlıkla dinler ve annesini anardı. Babasını pek anmazdı. Çünkü babası ideal bir baba değildi. Oğlunu tanımıyordu. Onu 12 yaşında evlemeye zorlamıştı. Akhilleus ile yakınlaşması sonu aralarında bir arkadaşlık oluşur ve Akhilleus Patroklos'u yoldaşı olarak babasına tanıtır. Yarı tanrı olan Akhilleus aynı zamanda döneminin en iyi savaşçısıydı. Annesi bir Tanrıydı ve ölümlü olan Patroklos'u asla sevemiyordu. Akhilleus ile ayırmaya çalışıyordu. Oğlunu kendi yönlendirmek istiyordu ki bunu başarmış gibiydi.
Akhilleus eğitim için Kheiron'un yanına gider. Patroklos da onun peşinde gider. Nereye gittiğini bilmeden ama Akhilleus onu bekler zaten. Eğitim sırasında arkadaşlıkları büyür ve aşka dönüşür. Aralarında oluşan bu ilişki o kadar özel ve kutsaldı ki okurken hissettim. Bu yüzden bana gerçek aşkın olduğuna inandıran bir kitaptı. Ve sonra o son. Akhilleus babası tarafından saraya çağrılır. Savaş vardır ve Akhilleus'u uyarır. Senin için geleceler, der. Akhilleus'u annesi kaçırır. Patroklos yine onu bulur. Orada Akhilleus'un biroğlu olur. Ve geç olmadan onu savaş için çağırmaya gelirler.
Akhilleus kısa süren ama sonunda kahraman olacağı, şöhretinin uzun yılllar anılacağı bir son seçer. Zaten çok bir şansı yoktu. Kralların ve tanrıların yanlış politikası ve Akhilleus'un elinde kalan son şöhret arzusu tahmin ettiğim sona ulaştırdı beni. Akhilleus sonuna kadar haklıydı. Patroklos da kendine yakışanı yaptı ve bu eşsiz sonu okudum. Çok güzel kitaptı çok.
Kibir ve gurur bir insana her şeyi yaptırır. İkisinin bir ölçüsünün olmaması felaketler doğurur. Burada da doğurdu zaten.
Patroklos'un son ana kadar Akhilleus'u araması, onun peşinden gitmesi, ona sadık ve ona karşı sonsuz fedakarlığı çok iyi işlenmişti.