“Kalmayı seçtiğin her sefer, bir sonraki sefer gitmeni daha da zorlaştırır. Sonunda, sınırını tamamen unutursun çünkü; şöyle düşünmeye başlarsın, ‘Beş yıldır buna katlanıyorum. Beş yıl daha ne olur ki?”
Abatıldı.
Daha duygusal bir kitap olmasını bekliyordum. Evet, duygusaldı ama yeterli değildi. Yazarın anlatmak istediği, odağına aldığı tek bir konu vardı ve onun dışına pek çıkmadı. Bu da duygunun bize geçişine engel olduğunu düşünüyorum. Çünkü duygu geçişleri çok fazla değildi.
Yazarın odaklandığı dediğim konu yazarın notu kısmında yazar tarafından da dile getiriliyor. Bu konu böyle işlemesi çok hoşuma gitti. Sevdiği kişiden nefret etmek zorundan kalan karakteri çok iyi işlemişti. Aynı zamanda bizi de nefret ve aşk arasında biraktı. Çünkü ben de Ryle'a karşı nefret ve sevgi arasında gidip geldim. Bu duyguyu yaşadıım hayatımda biri varken ve okurken aynı şeyleri üstün üstü gibi yaşamak tuhaftı.
Birbirine çok benzeyen insanların... pek iyi uyuşmadığını düşünürüm. Eskiden ruh eşlerinin birbirini aynı iki kişi olduğunu düşünürdüm. Tıpkı bana benzeyen birini aramam gerektiğini düşünürdüm.
Artık ruh eşi denen şeye inanmıyorum ve hiçbir şey aramıyorum. Ama eğer inansaydım,ruh eşinin sende olmayan her şeyi taşıyan, sende olan her eye ihtiyaç duyan biri olduğunaa inanırdım. Seninle aynı şeylerden mustarip biri değil.
Bazı kitaplar tümüyle iyidir, güzeldir, bazıları da tam tersi. Ama bu kitap kendi içinde bambaşka bir kitap gibi de. Hem iyiydi hem kötü. Tümüyle yargıya varmak çok zor.
Abartıldığı kadar var mıdır yok mudur bilmem ama ben beğendim. Duygu geçişleri olsun karakterleri işlemek olsun çok iyiydi. En sevdiğim karakter Karen oldu. bana çok uzak ama bir şekilde ona çekildiğim karakter ise Daisy idi. Daisy karakterini çok sevdiğim söylenemez. Billy de aynı şekilde. .ok hataları vardı.
Bu arada kitap kendi halinde bazı tabuları yıkmaya çalışıtyordu. Ve bu çok iyi işlenmişti.