insan; canlılık evrenine geldiği ilk günden son güne kadar yapacağı eylem ve erdemlerin matemetiksel bir dille veya harmonik bir tabirler izdüşüm olarak düşünüldüğünde varlığının 1 veya 0 olarak kodlanmaktan başka bir hüviyeti yoktur. Kitap bu bağlamda geleceğin homorobotius tasavvurunu sunarken; buna misallerle bezeyerek hatta deneyleri sunarak aslında ayak bastığımız andan itibaren yapaylaştığımızı ve kaçınılmaz sona doğru ilerlediğimizi sorgulatıyoru. İşte bu yüzden yapaylık, sanallık, doğallık veya metaversik anlam düzleminde insan düzelminin dinamiklerinin değişkenliği anlam ve mana kazanıyor. bundan kaynaklı olarak attığımız adımların, soluduğumuz havanın, içtiğimiz suyun ve dahi yediğimiz yemeğin son yemekle ilk yemek arasında farkı yok. sadece girdi-çıktı olarak bir algoritmik düzen perspektifindeyiz. kısacası sadece yazılımdan ibaretiz. tıpkı bilgisayar yazılımı gibi. elimizde bir piyes var ve sahnedeki rolümüz geldiğinde yapmamız gerekenleri yapıyoruz. çünkü hepimiz 1-0 kadar değerliyiz.