8/10
·520 syf.··
2023 4. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 04 Şubat 2023 20:52
Normalde yorumlamayı düşünmediğim bir kitaptı ama enteresan bir şekilde bu uygulamadan bir kişinin isteğiyle yorumlamaya karar verdim. Genel anlamda okuması kolay bir kitap fakat benim fikrimce 100 150 sayfa kadar uzatılmış bir kitaptı. Jack London, sevdiği yazar ve düşünürlerin fikirlerine çok ayrıntılı değiniyor ve bu bir süre sonra (ilgi duymayanlar için, benim gibi) sıkıcı bir hale geliyor bu yüzden hayatımda ilk defa bir kitabın bazı sayfalarını atlayarak okudum fakat bu kitabı beğendiğim gerçeğini değiştirmez. Kitap, yazarın kendi hayatından esinlenerek yazdığı bir kurgu. Martin genç ve alt tabakaya ait bir denizci, bir gün üst tabakadan birine yardım eder ve bu kişi onu evine davet eder (alt-üst tabaka kavramlarını sevmem kitap bundan ibaret olduğu için başka türlü ifade edemedim.) Martin bu kurtardığı kişinin kardeşi Ruth’a âşık olduğunu düşünür ve hayatını onlara göre şekillendirmeye çalışır. Kitap bu olaylardan sonra başlıyor ve biz Martin’in çabalarını okuyoruz. Kitapta bolca eleştiri bulunuyor burjuva yönetimine, çalışma koşullarına, popüler kültüre ve zenginliğe. Kitabın vermek istediği mesaj her ne kadar doğru olsa da Martin kendi dışındakileri suçlarken aslında aynı şeyleri kendi de yapıyordu ve bunu ısrarla kabul etmiyordu ama bence unuttuğu bir şey vardı ki insanlar her ne kadar farklı gibi görünseler de hepsinin hamuru aynıdır. Kendisi de aslında Ruth’a değil asla sahip olamayacağını düşündüğü bir ideale ve hayat koşullarına âşık olmuştu. Ruth da aynı şekilde bu zamana kadar bir erkek tarafından tam olarak sevilmediği için kendisine bu kadar açık bir şekilde ilgi gösteren karşı cinsin bu ilgisine âşık olmuştu. Başından beri bunu düşündüm ve sonunda düşüncemin ne kadar doğru olduğunu görmüş oldum. Kitabın sonunu da tahmin ediyordum çünkü hayatını tek bir şeye bağlayan insanlar onu kaybettikleri veya tam tersi elde ettikleri anda hayatlarının amaçlarını kaybederler, yeni bir şey denemek istemezler veya yeni bir kişiyi tanımak istemezler. Martin’in yaşadığı şey bir çeşit tükenmişlik sendromu olarak da düşünülebilir ama en önemli şey insanın kendine yeni fırsatlar için izin vermesidir, bu yapılmazsa sanırım dünyanın yarısı intihar ederdi. Okunmalı mı konusuna gelirsek bence okunması gereken bir kitap çünkü her kitap her insanda aynı etkiyi bırakmaz ve Martin Eden kesinlikle sizde iyi bir etki bırakacak, yeter ki yeni şeylere ve yaşama bir fırsat verin. İyi okumalar :)
Edebiyat
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135bin okunma
·
2 +1'leme
·
239 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.