Sırça Köşk
Puan vermedi·176 syf.··
2022 41. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 03 Aralık 2022 15:14
Herkese merhaba, Bugün sizlere edebiyatımızın nadide isimlerinden biri olan Sabahattin Ali'nin 'Sırça Köşk' isimli kitabından bahsedeceğim. Kızıl Panda yayınlarından okuduğum Sırça Köşk kitabında on yedi farklı öykü vardı. Hepsi birbirinden güzeldi fakat benim en çok beğendiğim üç öykü; Böbrek, Millet Yutmuyor ve Sırça Köşk oldu. Sabahattin Ali bu eserinde yer alan her hikâyede bu toplumdan insanları 'gerçekçi' bir biçimde kaleme almış, yaşadığı dönemin başlıca sorunlarına çok usta bir biçimde değinmişti. Özellikle hikâyelerinde yer verdiği 'doktor portresi' dönemin doktorlarının bir yaşam kurtarıcı, bir şifacı değil, adeta bir tüccar olduğunu insana iliklerine kadar hissettiriyordu. Anadolu insanının yaşam tarzı, doğallığı, yer yer saflığı yer yerse kurnazlığı o kadar güzel anlatılmıştı ki hayran kaldım. Kitapta her hikâyeden etkilendim fakat kitabın son hikâyesi olan 'Sırça Köşk'ün son cümlesi beni oldukça fazla etkiledi. "Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız. Ama günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa, onun yıkılmaz, devrilmez bir şey olduğunu sanmayın. En heybetlisini tuzla buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter." Konudan bağımsız olunca belki bir anlam ifade etmeyen bu söz, bu hikâyeyi okuduğunuzda içinizde bir burukluk yaratıyor. Okuduğum ve her bir sayfasına hayran olduğum, oldukça kaliteli kitaplardan biriydi. O kadar bizden, içimizden, kültürümüzdendi ki hayran kaldım. Bence döneminin insanlarını bir de Sabahattin Ali'nin gözünden görün. Okumanızı sonuna kadar tavsiye eder, okuyacak olanlara keyifli okumalar dilerim.
Edebiyat
Sırça KöşkSabahattin Ali · Kızıl Panda · 202169,7bin okunma
·
124 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.