Merhabalaarr, uzun zamandır şöyle güzel bir polisiye-gerilim okumadığımı fark edince Jane Casey’nin Maeve Kerrigan serisine bir başlangıç yapayım dedim. İyi ki de yapmışım, gerçekten de arkasında yazdığı gibi son sayfasına kadar elinizden bırakamayacağınız bir roman.
Karakterimiz Maeve Kerrigan bir dedektif. İşini çok seven, işi için ölüp biten bir dedektif. Adaleti sağlamaya çalışan, dışarıda ki insanların rahat etmesini sağlamaya çalışan bir dedektif.
Katilimiz 4 kadını ölesiye dövüp cesetlerini yakan bir psikopat, artık buna ne denirse. Kitabın adından da anlaşılacağı üzere beşinci bir kurban var ama katilimizin kurbanlarını öldürürken yaptığı şeyleri taklit etmeye çalışan bir başka katil mi, yoksa yine işlerine kaldığı yerden devam eden psikopat katilimiz mi? Aslında kitap bu soru üzerinden devam ediyor. Her sayfasında, her yeni bir ipucunda daha da heyecanlanacaksınız. Çünkü her sayfa, her bir ipucu, bir adım daha katili bulmaya yaklaştıracak sizi.
Maeve bu işin peşini bırakmıyor. Her şüphelendiği şeyin peşinden gitmeye korkusuzca devam ediyor. Bazen emin olduğumuz ya da kesin olduğunu düşündüğümüz şeylerin peşinden gitmemiz gerektiğini, hemen bir şüphede onu bırakmamamız gerektiğini öğreten bir kitap. Müfettiş Godley’i de mesleğinde takdir ettim. Maeve’ye destek oldu, onu asla bir kere hata yaptı diye yalnız bırakmadı, keşke herkes mesleğini bu şekilde yapsa olaylar daha çabuk çözülür ya da meslekler daha çok sevilir. Ve tabii Maeve ailesi istememesine rağmen polis olmuş bir kadın. Bence iyi ki de olmuş. İnsan hayallerinin peşinden koşmalı. Etrafındaki diğer insanları dinleyip mutsuz olmamalı. Bence insan istedikten sonra bir polisiye-gerilim romanından da birçok şey öğrenebilir. Bu kişinin kendi elinde. Ben çok şey öğrendim, hem bir solukta heyecan ile okudum hem kendime dersler çıkardım hem de birçok şey öğrendim.
Katili bulmaya yaklaştıkça yer yer korkacaksınız, bir ürperme yaşayacaksınız. Benim en sevdiğim şey budur polisiye-gerilim türünde. İnsan korka korka merak ile okumaya devam ediyor.
Ah tabii sonuca gelecek olursak gerçekten katilin kim olduğunu tahmin edemedim ama belki biraz daha ince düşünülse tahmin edilebilirdi, benden kaynaklı sanırım. Ya da yakıştıramadım o an için.
Roman o kadar akıcı ki 544 sayfa olmasına rağmen sayfalar ellerinizden akıp gidiyor ve ne ara bittiğini anlayamıyorsunuz.
Her romanı diğer polisiye türü yazarları ile karşılaştırmama kararı aldım. Çünkü her roman kendi çapında, kendi olduğu sürece çok daha güzel. O yüzden Jane Casey'nin tarzı bu ve ben çok beğeniyorum. Seriye heyecan ile tabii ki devam edeceğim.
Son öldürülen kadın ve acaba 5.kurban mı diye düşündüğümüz kişi Rebecca. Onun başına gelenlerde insana çok ders veren türden şeyler. Şimdi burada bunu anlatmayacağım ama okuyunca beni çok iyi anlayacaksınız.
Saygıdeğer roman okurları; bence polisiye tarzı seviyorsanız kesinlikle bir şans verin, eminim iyi ki okudum diyeceksiniz benim gibi.
Hepinize sevgiler, bol kitaplı günler diliyorum.
Yepyeni ve heyecan dolu dünyalarda görüşmek üzere, sağlıcakla kalın ve Allah’a emanet olun.