Lande.
Bildiğiniz tüm şehirlerden uzak, farklı, karanlık ve korkunç bir şehir. Aslında var olmayan ama var olup olmadığını sorgulatan bir yeraltı şehri. Bir salgın hastalıktan ötürü karantinaya alınan ve insanların uzun seneler koma halinden uyandıkları, aklınıza gelmeyecek yaratıklarla dolu tuhaf bir şehir. Bu şehrin esas kahramanı ise Nadven.
Ve tüm bunların yazarı Harun Mahir. Lande’nin eski editörü, bu serinin yazılmaması için elinden geleni yapan Tarık Berca. Yeni editörü ise Hande Nüvit. Hande, zamanında halüsinasyonlarla uğraşmış ve bunun tedavisini görmüş bir kız ve bir gün kendini yeni editörü olduğu kitabın içinde bulunca yaşadığı kafa karışıklığını tahmin edebilirsiniz. Serini ilk kitabı Yansıma, tam olarak bize bu olay örgüsünü anlatmak için yazılmış. Lande’nin nasıl bir yer olduğunu, Nadven’in nasıl biri olduğunu ve aslında yazarın kaleminden çıkan her şeyi birebir yaşamak zorunda kalan ama bu hastalığa da, bu şehirden de kurutulmak isteyen karakterlerin editörle yaptığı işbirliğini okuyorsunuz. Hande bir süre sonra hangisi gerçek hangisi rüya bilmeden kitabın sonunda Nadven’i kurtarmak için kendini Lande’de buluyor. Kitap başta beni içine alırken biraz uğraştırdı ama sonra elimden bırakamadım diyebilirim. Lande’nin sokakları, yaratıkları ve Harun Mahir’in onlara nasıl bir kader yazacağının merakıyla ilk kitabı bitirirken devamını çok bekletemeyeceğimi anladım. Çok bilindik bir seri değil, zira belki de ben yeni keşfettim emin değilim ama kesinlikle hakkının verilmesi gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum şimdiden. Serinin sonunu da aşırı derece merak ettiğimi eklemeden geçemeyeceğim.