9/10
·360 syf.··
2014 13. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2014 00:00
Çok çok beğendiğim bir kitabı daha buraya eklemekten büyük keyif duyuyorum. Laf aramızda güzel kitapları bulmakta günden güne ustalaşıyorum galiba :) Okuduğum ikinci Sarah Jio kitabı ve üçüncüsü de sırada bu akşam başlamamı bekliyor. Harika bir anlatım tarzı olan muhteşem bir yazar bence kendisi. İlk kitabını da çok beğenmiş ve buraya yazmıştım. Böğürtlen Kışı da en az Mart Menekşeleri kadar güzel ve etkileyici. Böğürtlen bana çocukluğumu hatırlatan bir meyve. Anneden gizli arkadaşıyla böğürtlen toplamaya gideniniz vardır herhalde benim gibi... Eve üstüm başım mor renge bürünmüş bir şekilde ve kollarda diken çizikleriyle dönünce yapılan kaçamağın özrünü dilemek çok kolay olmasa da çok keyif alırdım ben bu kaçamaklardan. Bu yaşıma geldim (tabi ki söylemeyeceğim) hala daha bir böğürtlen çalılığı gördüm mü dayanamam :) Böğürtlen bildiğiniz -ya da bilmediğiniz- üzere Mayıs-Ağustos ayları arasında kendini gösteren bir meyvedir. Bu nedenle kitabın ismi epey şaşırtıcı... Kitabın içinde bu ismin nereden geldiğini açıklıyor elbette yazarımız, o nedenle ben şimdi yazmayayım. Arka kapak yazısı yeterince bilgi veriyor aslında; küçük bir çocuğun bir gecede aniden ortadan kaybolmasının odak noktası olduğu bir roman bu. Olay günümüzden seksen sene evvel yaşanmış. Yıllar sonra, kendisi de evladı konusunda yaralı, başarılı bir muhabir olan Claire, olayı araştırırken buluyor kendini. Vera ve onun hüzünlü, zorluklarla dolu yaşamı kendi hayatına bir ayna tutmasına sebep oluyor. Zaman içerisinde öğrendikleri onu şaşırtıcı bir noktaya getiriyor. Yıllar sonra bu sır gibi saklanan olayın gizemini çözen Claire, bunun huzuru ile yaşamına artık daha rahat devam edebileceğinin farkına varıyor. Kitabın 100 küsürüncü sayfalarında Mart Menekşeleri' ni okuyanlara bir sürpriz yapmış Sarah Jio ve bence çok hoş olmuş. Bir öz eleştiri yapmak istiyorum kendime. Zaman zaman Yeşilçam filmlerindeki Hülya Koçyiğit'in fedakarlıkları bana çok masalsı ve gerçeküstü gelmiştir. Bu romanda tam da bu tarz bir fedakarlık sonucu yaşananlardan bahsediliyor. Demek ki bu tip duygular ve davranışların evrensel bir yanı varmış; ben sadece bizim kültürümüze has olduklarını düşünürdüm... Kitabın kapağında Sarah Jio'nun Türk okurlara yazdığı teşekkür yazısı bence çok ince bir davranış. Azımsanmayacak ölçüde hayran kitlesinin oluşmaya başladığına eminim ve bu onlara yapılmış güzel bir jest olmuş. Yazarın romanları için seçtiği konular çok gerçek; bence en büyük yeteneklerinden biri de bu. Hayatın içinde yaşadığımız, çevremizde gördüğümüz, olayları, dramları, aşkları, mutluluk ve üzüntüleri çok akıcı ve samimi bir dil ile anlatıyor oluşu kendisinin önemli kadın romancıların içerisinde adınını geçme sebebidir bana göre. Bir kitabevine gittiğinizde tereddüt etmeden alabileceğiniz özel bir yazar Sarah Jio... Vakit kaybetmeden bu kitabı okuyun derim. Okurken yüreğiniz elbette biraz burkulacak ama bu da kitabın başarısının somut bir kanıtı... Keyifli okumalar...
Sinema
Böğürtlen KışıSarah Jio · Arkadya Yayınları · 201144,9bin okunma
·
5 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.