"Kader bizleri görünmez kılar."(syf: 100)
Gabriel Garcia Marouez'in okuduğum ikinci kitabı Kırmızı Pazartesi. Yazar diğer kitabında olduğu gibi bu kitabında da usta üslubunu konuşturmuş. Bazen dilinin çok ağır olduğunu düşünüp okumayanlar var. Ama Kırmızı Pazartesi 107 sayfa olması yanında, olay örgüsü nedeniyle akıcı bir kitap haline gelmiş. Bu yüzden etkilenmemek elde değil.
Kitabın konusuna gelicek olursak, kitabımız bir ölümün okura haber verilmesiyle başlıyor. Aslında bu büyük bir spoiler ama kitabın akıcılığından hiçbir şey kaybettirmemiş. Ölümü haber verilen kişi ise Santiago Nasar. Bir namus meselesi yüzünden ölüyor Santiago. Suçu neydi peki diye soracaksınız ama maalesef hiç bir suçu yoktu Santiago'nun. Sadece toplum istediği için ikiz kardeşler tarafından öldürülür. Kitaptada dediği gibi; suçu toplum hazırlar, suçlu işler. Toplumun dayatmasıyla ve aynı zamanda herkesin haberi olan cinayetin kimsenin durdurmaması. Neden peki? İnsanlar neden bir insanın ölümüne göz yumuyorlar. Size söyleyeyim. Bence bu yaşanacak cinayet algıları kapalı olan bir toplumun hazırladığı, işlediği aynı zamanda sessiz kaldığı bir cinayet.
"Bana bir önyargı verin dünyayı yerinden oynatayım"(syf: 90)
Kırmızı Pazartesi, kanlı bir pazartesi'nin hikayesi, bir namus cinayetinin nasıl işlendiğini ve neden işlendiğini konu alan aynı zamanda bu cinyatin altında yatan baskıcı toplumu konu alan bir hikaye. Bu sürükleyici
Gabriel Garcia Marquez hikayeyi beğenmeniz dileğiyle. Keyifli okumalar.