9/10
·552 syf.··
2017 349. kitabı
Yazarlar, çok çeşitli şekillerde yazmalarına rağmen, genelde, eserlerinin yazma süreci iki türlü olur: 1- Tüm hikayeyi-kurguyu bir defada, hızlıca, kesintisiz yazmak ve sonradan bu taslağı sayısız kez düzenlemek. 2- Yazma konusunda cömert olmayıp, alabildiğine cimri davranmak, gün içinde sadece birkaç cümleden birkaç paragrafa kadar değişen aralıklarla yazmak, ama kesinlikle birkaç sayfayı aşmamak.. Robert Musil, işte bu ikinci kategoriye giren yazarlardan. Ne var ki, o, her gün az miktarda yazma cimriliğini öyle bir boyuta taşır ki, yazma eylemini kendisi için neredeyse imkansız kılar. Bitip tükenmeden değiştirilen cümleler, her yeni eklenen cümleyle öncekinin uyumunu gözetmek, yazıyı neredeyse matematiksel bir açıdan ele almak.. Bunu kendisi de dile getirmiştir: Yazmak, bir çeşit formülle, matematiksel kesinliklere göre, bir bilim insanı titizliğiyle yazılmalı. Fakat buradan, Musil'in akademik ve kuru bir dil ile yazdığı anlaşılmasın. O, yazarken yüzlerce farklı versiyonu göz önünde bulundurarak, bu cümlelerin kendi arasındaki uyumuna sadece estetik ve kurgusal bir uyum olarak değil, neredeyse uzamsal-mantıksal bir uyum olarak da bakmıştır. Kelimelerin anlamı ile değil, fonetiği ile de ilgilenir bu anlamda. Niteliksiz Adam, yazarın yazmak için tüm ömrünü, açlık ve sefalete rağmen adadığı, çok çetin ve okunması güç bir eserdir. Okunmasının güçlüğü, elbette okurundan metne eğilmek için kendisini yormasını, ter dökmesini, anlamaya uğraşmasını beklemekten değil sadece, aynı zamanda yazarın tüm yazma süreci boyunca, yukarıda da anlattığım bilimsel bir roman düşüncesini romana uygulamasındandır. Roman, Avusturya-Macaristan İmparatorluğunun ve genel olarak imparatorlukların çöktüğü, modernizmi yaşayan bir toplumun ve bireyin ruhsal çalkantılarını merkeze alarak işler. Bu hayali (İmparatorluk ve Krallık kelimelerinden türetilen) İmkralya'da, gülünç durumdaki burjuva sınıfı ve bu sınıfa tümüyle karşı bir adam çıkar karşımıza: Ulrich. Nam-ı diğer niteliksiz adam.. Bu roman, geliştirdiği yepyeni tekniklerle, edebiyat alanında kendinden sonraki romanları büyük ölçüde etkilemekle kalmamış, tüm yirminci asrın en büyük edebiyat olaylarından biri olarak görülmüştür. Bu açıdan bir başyapıttır. Tabi her başyapıt gibi çetin ceviz olan, kendini zor ele veren üst düzey metinlerle örülü bir başyapıt. Çevirisi Ahmet Cemal'e ait. Musil otuz kırk yılını bu romana verir de, çevirisi için çevirmen en az bir on yılını vermez mi.. Verir.. Vermiştir. Romanın kendisi dört cilttir. Bizde ise üç cilt şeklinde basılması düşünülmüş olup, şimdilik sadece ilk iki cilt raflarda boy göstermiştir. Her sıkı okurun ve edebiyat düşkününün kitaplığında ve zihninde mutlaka yer etmesi gereken bir eser. Bu kitap yerine okunacak beş on orta düzey metinden çok daha fazlasını tek başına verebilecek bir kitap. Kitabın nasıl bir teknik kullandığının, betimlemelerin nasıl bilimsel ve teknik bir düzeye taşındığının anlaşılması için giriş paragrafını buraya yazıyorum: "Atlantiğin üzerinde barometrik bir minimum vardı; bu minimum doğuya, Rusya üzerinde biriken bir maksimuma doğru yol aldı ve kuzeyden dolanıp bu maksimumdan kaçınmak gibi bir eğilim sergilemedi. İzotermler ve izoterler de kendilerine düşeni yaptılar. Hava sıcaklığı, ortalama yıllık sıcaklıkla, yani en soğuk ve en sıcak ayların dereceleriyle ve aylık düzensiz hava sıcaklığı dalgalanmalarıyla doğru orantılıydı. Güneşin ve ayın doğuş ve batışları, aydaki, Venüs'teki, Satürn'ün halelerindeki ışık değişimleri ve daha pek çok önemli olay, astronomik yıllıklardaki ön belirlemelere uygundu. Havadaki su buharı en yüksek yoğunluk noktasındaydı, nem derecesiyse düşüktü. Biraz eski moda olmakla birlikte, gerçek durumu oldukça iyi dile getiren bir cümleyle söylemek gerekirse; 1913 yılının güzel bir Ağustos günüydü."
Niteliksiz Adam 1Robert Musil · Yapı Kredi Yayınları · 20191,392 okunma
··
63 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.