·691 syf.··Beğendi
···Okunma: 13 Haziran 2017 00:00 Genelde okuyacak olduğum kitaplara başlamadan önce araştırma yapıp, iyice irdeledikten sonra okumaya başlayan biri olarak ve seriye dair kitapları (Silmarillion, Hobbit, Güç Yüzüklerine Dair) daha önce hiç okumamış olan ben acaba olayların geçtiği kurgusal Orta Dünya evreninin kronolojisini mi yoksa kitapların yazım tarihlerinin kronolojisini mi hatta ve hatta onları bir kenara bırakıp sinemaya uyarladıkları şekilde mi okusam diye uzunca bir süre düşündüm ve genelde yazılanın, tavsiye edilenin aksine Orta Dünya kronolojisini takip edip Silmarillion ile başlamaya karar verdim. Kitap dili açısından sade ve akıcı bir anlatıma sahip olmamakla birlikte bahsedildiği gibi çokta ağır bir yapıya sahip değil. Ancak farklı bir anlatımı olduğu gerçek. İçerisinde çok ama çok fazla karakter, mekan olduğu için insanın bazı yerlerde kafası ciddi manada karışabiliyor ancak kitabın son 70-80 sayfası soyağaçlarına ve isim indeksine ayrıldığı için merak ettiğinizde ve karışıklıkları gidermek istediğinizde yardımcı oluyor. Yinede iyice kavrayarak ve idrak ede ede okuma taraftarıysanız indeks size çok yardımcı olmayabilir tavsiyem internetten de araştırma yapmanız yönünde. Gerçi araştırma yaparken spoiler yeme ihtimaliniz çok yüksek. Kitabın içeriğine gelecek olursam kitap bilindiği üzere Hobbit ve Yüzüklerin Efendisinin geçtiği Orta Dünyanın arka planını ve tarihini oluşturuyor. Orta Dünyanın nasıl yaratıldığını 1. ve 2. Çağdan sonra 3. Çağa kadar olan olayların bütününü kapsamaktadır. Genel olarak 3 bölümden oluşur bunlar sırası ile 1) Ainulindale (Ainurun Müziği) 2) Valaquenta (Valara dair) 3) Quenta Silmarilion (Silmarillerin tarihi) dir. 3 bölümün içersinde bulunan hikayelerle sizi sizden alıp eldarlar, cüceler ve kadim insanlarla birlikte melkor ve yarattığı çok çeşitli yaratıklara karşı savaştırırken aynı zamanda Beren ve Luthienin ölümlü-ölümsüz ve daim aşkına, aşkları için neler yaptıklarına, fedakarlıklarına şahit olacaksınız. Ayrıca üstad bu aşkı öyle bir anlatıp anlattıktan sonra etkilenmişki eşinin mezar taşında isminin altında Luthien kendisinde ise Beren yazmaktadır. Ve tabi son olarak tartışmasız fantazi edebiyatının gelmiş geçmiş en bahtsız en çileli karakteri namıdiğer; haksızlık edilmiş, kara kılıç, korkutucu miğfer, kan lekeli, kardeş aşığı ve katili Hurinin oğlu Turin. Bu iki hikaye zaten daha sonra okadar çok sevildiği için Hurinin Çocukları adlı başka bir kitapta daha detaylı şekilde işlenmiş. J.R.R. TOLKIEN adlı üstadın yaratmış olduğu ve kitabın en başında bulunan mektupta söz ettiği gibi İngiliz mitolojisi ve destanlarının eksikliğini düşünerek kaleme aldığını söyleyerek yazmış ve gerçek manada İngiltereye çok büyük bir efsane kazandırmıştır.