Kitap okurken kurgunun yarattığı karmaşık atmosferde kaybolmak isteyen herkese, dünyada en çok okunanlarda ve epik fantastik romanlarda adı üst sıralarda yer alan ‘’Malazan’’ serisini önererek başlamak istiyorum incelememe.
Ay Bahçeleri, Malazan hazinesinin biricik anahtarı aslında. Bu anahtarı kilide yerleştirip açılışı gerçekleştirmek ise siz okurların elinde. Peki neden bir hazine olarak görüyorum Malazan’ı?
Epik fantastik bir kurgu, önsözünde de belirtildiği gibi serinin ilk adımı okurlar için ‘’ya hep ya hiç’’ ayarında, karmaşık ve katmanlı hikâyelerin en tepesinde olması gibi nedenlerden dolayı bir kitaptan çok hazine niteliği taşıyor bana göre.
Son zamanlarda okuduğum en etkileyici kitaptı. İçine girmekte zorlandım sonra da hiç çıkmak istemedim. Çünkü zor ve karmaşık kurguları seviyorum; Erikson’ın her şeyi biliyormuşum havasında takılmasına şaşırdığımı belirteyim fakat hikâyenin çekiciliği bu karmaşayı yendi.
Sürekli bir karmaşa söz konusuyken bunları açıklamadan geçmeyeyim o zaman. Şöyle ki çok ama çok fazla mekân var; haritalar ve yer isimlerinden başınızı kaldırmak biraz güç olabilir. Diğer bir uğraştırıcı taraf ise karakterlerin çok sayıda olmasından ziyade çeşitlilik bakımından yoğunluğu… Şimdi ırk diye belirtip bırakmak da anlamsız olur: Birbirinden farklı ırklara bağlı olan kahramanlarımız var, özellikleri ve bulundukları enerji sistemleriyle de şaşırtıyorlar. ‘‘Sadece bir insan bu’’ dediğinizde bile onun da altından neler çıkıyor neler. Herkes gibi teker teker bu ırkların ve şehirlerin adını buraya dizip sizlerin de kafasını bulandırmak istemiyorum doğrusu. İlk önce adapte olmanız sonra da kendinizi vermeniz gereken birçok şey olduğunu bilin yeter. Benim en merak ettiğim şey, bir kitaba, serinin ilk adımına, tüm fantastik kurgu elementlerini nasıl sığdırabilmiş Erikson? Büyüler var, kılıçlar çarpışıyor, Tanrılar sahalarda, bazen de olayların göbeğinde, askerler siyasetin ve olayların içinde, olağanüstü taktik stratejileri kol geziyor etrafta, ordular birbirine karışmış, suikastçılar, örgütler ve cemiyetlerin entrikalarıyla yer yerinden oynuyor… Üstelik bu kadar karmaşa gözümde canlanmaya çalışırken karakterlerin duygularının bazen de düşüncelerinin derinlerine inebilmek, yazarın analizlerini zevkle okumamı sağladı.
İşte Erikson önsözde bu kitabın bir anahtar olduğunu boşu boşuna açıklamıyor: İçselleştirip olayların özüne inmemiz için minik bir çağrıda bulunuyor, bocalayan okurlara değil de o karmaşayı, olayları heyecanla okumak isteyen okurlara bırakıyor Malazan’ı. Bu nedenle önsözü başlamadan önce okuduğum için bir kez daha tebrik ettim kendimi. İlk kez tebrik etmem ise böyle bir seriye başladığım içindi. Uzun zamandır soluksuz bir macera isteğiyle dolup taşan yüreğimin ilacını ben buldum, darısı sizlere. Epik fantezi okumayı seviyorsanız, beklentilerinize ve sabrınıza güveniyorsanız bu kitabı mutlaka tavsiye ederim. ‘’İlk kitabı bitirdin, seriyi bitirmedin’’ dediğinizi duyar gibiyim. Evet, haklısınız fakat hazinenin içinden yazıyorum bu cümleleri. Doğru yoldayım, eminim. Sizleri de bekliyorum :)
Okurken zorlandığınız yerler ve sorularınız için Kayıp Rıhtım’a uğrayabilirsiniz. Destek tadında güzel öneriler var. Linkleri bırakıyorum:
forum.kayiprihtim.com/t/okuma-etkinli...forum.kayiprihtim.com/t/malazan-book-...
İncelememi yayımladığım platform:
wannart.com/icerik/39287-ma...