·48 syf.····Okunma: 24 Şubat 2023 21:54 Dikkat spoiler içerir!!
Öncelikle tek seferde okuyup bitirdiğim ince fakat bir o kadarda çarpıcı bir kitaptı benim için. Hırslarına, arzularına, sahip olduğu makama yenik düşmüş Madame de Prie'nin acıklı hazin sonu anlatılıyor. İnsanları kandırmaktan, yalan söylemekten adeta zevk alan sürgüne yollanmasıyla kendini inanılmaz bir buhran ve yalnızlık girdabında bulan bir kadının hikayesi bu. Ülkeye hükmettiği o ışıltılı Paris günlerinden sonra sürgünü hazmedemeyip kendisine kimsenin unutamayacağını düşündüğü tarihe adını yazdıracağına inandığı bir ölüm seçmişti. Çünkü sürgünde öylece sıradan insanlar gibi yaşamaktansa 'ihtişamlı' bir ölümü tercih etmişti. Ne yazık ki kendi hırs ve ihtiraslarının kurbanı olan Madame de Prie zannettiği gibi ölümüyle tarihe falan yazılmamıştı. Kitabın 47. Sayfasında yazıldığı gibi " Sahte keyfini sergilediği büyük dram da, ölüm gününü gizemli bir biçimde önceden bildirmesi de boşa gitmişti."
Kitabın aristokrat bir kadının gerçek yaşamına dayanması da kitabın benim için ilgi çeken yanlarından biri oldu. Kitabın ana karakteri Madame de Prie ile verilen mesaj çok açık. Aslında hırslarına, kibrine yenik düşmenin aklı başında olan insanı bile bir süre sonra yanlış ve saçma düşüncelere, eylemlere nasıl sürüklediği ve nasıl hüsrana uğrattığı mesajı verilmiş. Bence herkesin 1 saatini ayırıp okuması gerektiğini düşündüğüm güzel yazılmış konusu itibariyle ilgi çekici bir kitap. Buraya kadar okuduğunuz için teşekkür ederim. Sözlerime kitabın son sayfasındaki bir alıntıyla son vermek istiyorum :
" Özlemini duyduğu şan, ölümüyle zorla elde etmek istediği ölümsüzlük adının yanından teğet geçmişti: Yazgısı önemsiz olayların tozuyla dumanının altında kalmıştı.Çünkü insanlık tarihi davetsiz misafirleri sevmezdi; kahramanlarını kendi seçer, ne kadar usandırıcı bir çabaya girerlerse girsinler hakkı olmayanları acımasızca geri çevirirdi; talihin ilerlemekte olan arabasından bir kez düşen kişi, arabaya bir daha yetişemezdi. "