Roman “ hayatımın en mutlu anıymış bilmiyordum. ” cümlesiyle başlar ve “ herkes bilsin çok mutlu bir hayat yaşadım. “ cümlesi ile sona erer.
Belki de çoğumuzun aşkları böyle bir başlangıç ve son ile bitmemiştir.
Oysa kahramanımız bu cümlelerle aslında herkesin onun mutsuz bir hayat yaşadığını düşünmesine rağmen o yaşadığı bu aşkı her zaman üstün kılmış ve her şeye rağmen çok mutlu olduğunu belirtmiş.
Gelelim kitabın konusuna; 1975'te bir bahar günü başlayıp günümüze kadar gelen, İstanbullu zengin çocuğu Kemal ile uzak ve yoksul akrabası Füsun'un hikâyesi.
Hızı, hareketi, olaylarının ve kahramanlarının zenginliği, mizah duygusu ve insan ruhunun derinliklerindeki fırtınaları kitabın ilk sayfaların da hissederek okuyorsunuz.
Fakat ilerleyen sayfalarda En rahatsız olduğum yer ise Kemal'in Füsun'ların evinde geçirdiği 9 yıl idi.
O bölümlerde Kemal yerine o sıkıntıyı, utancı ben yaşamış gibi hissetmiştim. Bazen kitabı bırakma isteği bile gelmişti hatta.
Kısacası Vesselâm Aşk için tensel dokunuşların gerekli olmadığı, sevdiğini haykırabilen pasif olmayan, severken başkasıyla olmayan yada başkasıyla olmasına razı olarak seven bi ilişki olmasaydı eğer bende muazzam bi aşk hikayesi diyebilirdim.