Puan vermedi·272 syf.····Okunma: 27 Şubat 2023 21:15 Japon asıllı Kazuo Ishiguro, çağdaş İngiliz edebiyatının en önemli yazarlarından biri olarak gösterilmektedir. Daha önce aynı yazarın "Öksüzlüğümüz" ve "Günden Kalanlar" isimli kitaplarını okuduğumda da çok etkilendiğimi ifade edebilirim. Ama "Beni Asla Bırakma" o kadar etkileyici ki! Bir müddet etkisinden çıkabileceğimi düşünmüyorum. Kitapta mevcut durum her ne kadar edebi bir çerçevede aktarılmış olsa da diğer tarafta insani birtakım değerlerin farklı şekillerde ele alındığını, gün yüzüne çıkarıldığını belirtmek de mümkün. Diğer bir deyişle, geçen ve bir daha ele geçmeyen zaman. Giden/kalan ve bir daha ele geçmeyecek insanlar, anlar, durumlar...
Kitapta Hailsham Yatılı Okulu'nda tanışan Kathy, Tommy ve Ruth'un kaderlerini/hikâyelerini çarpıcı bir şekilde öğreniyoruz. Bu okulda çıkışlar yasaktır. Çocukların anne, baba ve ziyaretçilerinin bulunmadığı kapalı bir yatılı okuldur burası. Kitapta ilk etapta yatılı okulda eğitim gören çocukların konu edildiği düşünülse de bir müddet sonra bu çocukların organ bağışı amaçlı klonlar olduğu anlaşılıyor. Yani başlarında öğretmenler değil, gözetmenler vardır. Hikâye, Kathy'in diliyle anlatılmaktadır. Her cümlesinin yüreğe dokunduğu bu kitapta yazar, adeta modern dünyadaki acımasız bilimsel gelişmelerin etik sorununu gündeme getiriyor ve - öyle zannediyorum ki- çok da uzak olmayan bir dünyanın ürkütücü bir resmini de çiziyor.