5/10
·80 syf.··
2023 1. kitabı
Öncelikle belirtmek isterim ki bu inceleme ağırlıklı olarak öznel bir niteliğe sahiptir. Dolayısıyla bu durumun dikkate alınarak okunmasını tavsiye ederim. Freud'un kadın cinselliği üzerine olan görüşlerinin ise son derece sığ, bayağı ve çirkin bir biçimde olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Kitapta kadın cinselliğinin psikoseksüel gelişimini oedipus kompleksi temelinde ve penis merkezli bir biçimde ele aldığı(ne gariptir ki) açıkça görülmektedir. Kadın cinselliğini erkeksi olgular üzerinden tanımlayan ve analiz eden Freud kesinlikle erkekler için böyle bir durumdan söz etmemektedir. Oedipus kompleksine göre her iki cinsiyet için de ilk cinsel sevgi objesi annedir. Anneye olan ilgi erkekte daha sonra diğer dişilere yönelmek üzere sabit kalırken, kadında ise tersi yönünde anneye karşı geliştirilen bir düşmanlığın sonucu olarak yüz ceviriş ile babaya yönelmektedir. Böylece kız çocuğu doğru yolu bulur. Peki bu kız çocuğu neden anneye karşı düşmanca bir tutum sergiler? Kız çocuğu penisi olmadığı için kendini eksikli hissetmektedir. Çünkü Freud tek gerçek genital organ penistir, der. Ataerkil toplumun kaçınılmaz bir sonucu olarak kadın cinselliğini erkeksi bir bakış açısıyla değerlendirmekte, böyle ele almaktadır. Hatta görüşlerini dile getirirken feministlerin bunu eleştirdiğini, kabul etmeyeceğini de söyler(niye ki acaba). Freud kadınların penis kıskançlığından bahseder. Bu sayede kadın cinselliğinin başarılı bir şekilde gelişerek doğru/normal kadınsı bir biçime dönüştüğünü söylemektedir. Fakat bu düşünce erkeksi bakış açısıyla meydana gelen taraflı ve son derece cinsiyetçi bir tutumdur. Açıkça kadınlığa karşı geliştirilen düşmanca/ mizonijinist bir tavırdır. Kadınlarda anatomik açıdan (metaforik değil) penise karşı bir imrenme ve kıskançlık olduğunu belirtmektedir. Freud asla bu durumun ataerkil toplumda erkeğin sosyal statüsünden, gücünden kaynaklandığını söylemez. Bunu tamamıyla içsel bir arzu, dürtü olarak ele alır. Kadınlığı eksikli, başarısız gerçekleşen bir biyolojik erkeklik olarak görür. Klitoris penis benzeri bir organdır (atanamamış penis) bu yüzden de asıl kadınlık organı vajinadır. Vajinayı da edilgen, pasif bir organ olarak tanımladığından dolayısıyla kadınlığı da doğal bir pasiflik olarak tanımlar. Bir gün kız çocuğu penis yoksunluğudan kaynaklanan bu bedensel aşağılığını keşfederek ona da bir penis vermediği için annesini suçlayacaktır. Eğer kız bedensel aşağılığını kabullenip buna karşı bir başkaldırı geliştirmez ise erkeksiliğine son vererek erkek olma arzusundan vazgeçecek ve ilgisini babasına yönlendirecektir. Böylece dişide oedipus kompleksi başarılı bir şekilde gelişip doğru yolunu bularak kadınsı niteliğini kazanmış olur. Ama aksi halde buna karşı gelirse erkeksi niteliğini sürdürmeye devam edecek bunun sonucunda ise babasına yöneltemediği ilgi yüzünden erkeklere ilgi duyamayacak ve heteroseksüel olamayacaktır. Yani hatalı bir durum olacaktır. Zaten kadın eşcinselliğini de hastalık olarak ele alır. Hatta Freud'a göre kız çocuklarının klitoral mastürbasyonu bile erkeksiliğe sebep olmaktadır. Kadınsı olabilmesi için bir süre sonra bunu mutlaka bırakması gerekir. Fakat tüm bunlara karşın Freud tabii ki de erkek cinselliğinin oluşmasında karşı cinse bağlı ve onunla ilgili gelişen bir süreçten bahsetmiyor. Cinselliği erkeksilik ve penis merkezli ele alarak erkekliği norm ediniyor. Kadınlık ise bunun üzerinden ortaya çıkıp gelişen bir olgu oluyor. Erkek çocuklarının da babası tarafından hadım edilmekten( iğdiş korkusu) sürekli olarak korktuğunu söylüyor. Erkek çocuğu başta annesine duyduğu arzudan ötürü babasına düşmanca hisler besleyerek onu rakip olarak görmesine karşın bu zamanla babaya olan saygıya evriliyor. Babayı rol model olarak alan erkek çocuk bu ilgiyi çevredeki dişilere yönelterek başarılı bir biçimde oedipus kompleksini sonlandırıyor. Hatta Freud daha da ileri giderek erkekler kadınları hadım edilmiş varlıklar olarak gördüğü için onlara karşı doğal bir küçümseme hissetmekte ve bunun aşırı uçlarında durumun erkek eşcinselliğine sebebiyet verdiğinden (yuh artık) bahsetmektedir. Kitabın ilerleyen bölümlerinde de bir eşcinsel kadın vakasından bahsediliyor. Freud kadının bu durumunun tedavi edilebilecek bir hastalık olarak gördüğünü açıkça söylüyor. Kadının fiziksel özelliklerinde bir gariplik olmamasına rağmen neden bu hislere kapıldığı üzerinde akıl yürütüyor(öyle olması gerekiyor demek ki normalde). Lezbiyenliği erkeksilikle, bu rolü üstlenlenmekle ilişkilendirip çözümün belki de zorla hızlı bir evlilik ya da bir şekilde karşı cinsle etkileşime sokmak olduğunu belirtiyor(bu yol ile düzelme gercekleşecekmiş). Sonuç olarak freud'a göre iki cinsiyet olduğunu söyleyebiliriz: Erkek ve hadım edilmiş erkek(kadın).
Psikoloji
Kadın Cinselliği ÜzerineSigmund Freud · Oda Yayınları · 2019173 okunma
·
1 +1'leme
·
280 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Ah kitabı okurken tam içimden geçenleri yazmışsınız. İlk başta okurken yanlış mı okuyorum dedim. Bir kere başlamış oldum ve sonra ön yargılı bir inceleme nasıl olur gör işe ve devam et dedim ama sinirden patlayarak bitirdim.
Freud hakkında olumsuz düşünceler çok fazla var kokain makaleleri de işin cabası Alice Miller şey diyor ya çocukları küçüklüklerinden itibaren çok biçimli sapık olarak görüyor diye gerçekten çok doğru bir tespit elbette cinsellik hayatımıza yön verir ama bir insanın davranışlarının tamamını cinselliğe yorup duyguları ruhu hiçe saymak ne kadar mantıklı bu arada Freud hakkında pek bilgim yok ama şu anda böyle düşünüyorum
Deniz Dargın
Gönderi Sahibi
Freud kesinlikle cinselliğe takıntılı birisi zaten. Çoğu kuramı da bu konu üzerinden şekilleniyor ve bununla ilintili oluyor.