·272 syf.··Beğendi
···Okunma: 02 Mart 2023 12:33 Çizgi filmlerden görüp de ne olduğunu az çok bilen ancak tam olarak hikayesini bilmeyen bir kişi olarak hikayesini çok merak ederek aldım ve okudum. Okuma sırasında hiç sıkılmadan değişik duygular hissederek okuyup bitirdim. Artık kendimi biraz daha az cahil hissediyorum :).
Aslında bir şeyi canlandırırken ne gibi bir mantık kullanıldığını merak etmiştim ancak tahmin edileceği gibi bu konu herhangi bir şey söylenmeden baş kahramanla birlikte bir sırra gömülüyor.
Empati duygunuzu geliştirebilecek olan bu kitap sizi sürekli ters köşe yapabiliyor. Kitabı baş kahramanımız Victor Frankenstein’in ağzından okuyoruz bu yüzden sürekli olarak canavarımızın neler yaşadığını düşünmeden duramıyoruz. Biz sadece Victor’un bildiği kadar biliyoruz. Kitabın bir bölümünde canavarımızın hayatı nasıl öğrendiğini deneyimleme şansımız oluyor o yüzden kanımız ona o kadar ısınıyor ki canavarımızı standart bir çirkin Frankenstein modeli olarak düşünemiyoruz. Yeni doğmuş bir bebek gibi; ruhu, duyguları, düşünceleri tertemiz, sadece sevgi isteyen bir bebek gibi görüyoruz. Ancak hayattaki kötü insanlar gibi canavarımızda sonradan sevgisizlikten, iletişimsizlikten ve en önemlisi yalnızlıktan dolayı kötü bir karaktere dönüşmek zorunda kalıyor. İnsanlar hikâyenin sonunun kötü biteceğini hatta kendi sonlarını hazırladığını bile bile yine de intikam istemeyi ve bazı konularda çok ısrarcı davranılmasını konu alan bu başyapıt benim için şu ana kadar okuduğum en iyi klasik kitaptır.