Kendini kütüphanemden seçtiren bir kitap ''var mısın ki yok olmaktan korkuyorsun?'' bir oturuşta bitirebileceğimiz lezzet veren bir kitaptı. Ancak kitap bu konuda biraz bilgi sahibi biri için yetersiz gelebilir. İlahiyat derslerinde çokça rastlaştık 'muallim-i sâni' olan Farabi'yle. Asıl adı Ebu Nasır Muhammed İbn El Farah El Farabi'dir. Türk bir ailenin çocuğu olarak 870'te Türkistan Farab yakınlarında bir köyde dünyaya geliyor. Kitap böylece başlamakta. Farabi ile ilgili ilmi bilgiler verdikten sonra bazı sözlerini de sayfalarda görebiliyoruz.
Ben, O'nu en çok insana değer verdiği biçimiyle seviyorum. Bunu ''mutlu insan '' kavramı üzerinde çokça durmasından anlayabiliriz. 'İhtiyaçlarını belirle ve bunun dışında kalan her şeyin sana fayda ve zararına bak ona göre karar ver. Eğer fazlalıklardan kurtulduğunda mutluysan neden onlardan kurtulmayasın' der. Bu zor olandır insanın itiyatlarından sıyrılması. Peki Farabi bunu neden ister? O’nun gözünde insan devamlı mücadele eden bir varlıktır; nefsiyle, kibriyle, kötü ameleleriyle.....
Mücadeleci olmalı insan, sonra çokça düşünmeli mesela. Düşünceleriyle üretmeli ancak o zaman doğru ile yanlışı birbirinden ayırabilen her yönüyle kendini tanımaya gayretli, varoluşunun ve bu âlemdeki konumunun idrakiyle yaşamaya çalışan bir varlık oluruz. Vesselam.