•Bu kitabı elime aldığımda hiç inceleme yazacağımı düşünmemiştim pek bir hazırlık da yapmadım , not almadım ama sonda Selim'in günlüğünü okuyunca içim doldu doldu doldu, buraya aktarmam lazım içimdekileri fazla süslü olmayan cümlelerle, o süslü cümleli incelemeleri siz yazmışsınızdır zaten ( bu arada fazla süslü cümleli incelemeleri de okuyamıyorum)
•Nerden başlasam diye düşünmeden önce üslubum sert gelebilir onu bi belirteyim ama bir insanın hayatına son vermesi beni çok derinden etkileyen bir durum fazlasıyla üzücü buluyorum ve geride kalanlara haksızlık olarak görüyorum, kitabı da fazlasıyla içselleştirdim o yüzden cümlelerimi seçerek kullanmaya özen göstereceğim ve biraz Selim'e biraz Turgut'a yazıp gideceğim. Diğer karakterler inanın umrumda değil.
•Bir duayla başlayayım , Allah'ım sen beni Selim ve Turgut gibi insanlardan koru, böyle insanlarla yolum kesişmesin(amin) . Kitabın son sözünde de dediği gibi ikisi de anormal insanlar, Turgut bunu kendisi de kabul ediyor zaten ben Turgut'un kafasını da hiç anlayamadım. Ortalık Selim gibi hassas insanlarla dolu, çok da karşılaşmışlığım olmuştur(belki ben de bir Selim'imdir kim bilir) ama Turgut apayrı bir boyut, ikisinin de tedavi alması gerekirdi, keşke olabilselerdi. İyi ki psikologlar , psikiyatrisler var . Yarın ne olacağımız belli değil, herkes rahatsızlanabilir , yaşadıkları ağır gelebilir, burda ilk iş ailesine düşer, direkt tedaviye teşvik edilmeli diye düşünüyorum. Rabbim sen aklımıza mukayyet ol
•Selim için o kadar üzüldüm ki, o kadar dert etmiş ki bu hayatı kendine, boşa geçen bir ömür ve sonucu ağır olan bi son. En çok takıldığım konu şu oldu , kimseyle paylaşmamış derdini; annesine bi açılabilseydi ya da Günseli'ye, kaybedeceği hiçbir şey olmazdı aksine kazanırdı buna eminim, neden içine attın bu kadar be