Puan vermedi·136 syf.····Okunma: 07 Mart 2023 23:16 Kitabın anlatım dili oldukça yalın ve açıktı bu sebeple okurken zorlanmadım. Herkese okumasını şiddetle tavsiye ederim. Kitabı okurken, anlatmak istediği konu ve ortaya attığı kanılar hakkında düşünmeden edemiyorsunuz. Genel olarak kısaca özetlersek insan varlığının kendi başına olmayan "özgür irade"siyle hiç bir şey ortaya koymadığını ve koyamayacağını ileri sürüyor. İnsan doğarken belli bir potansiyel taşıyor bu potansiyeli en iyi veya kötü şekilde ortaya çıkmasını da yaşam süresi boyunca dış dünyadan gözlemleyerek, dinleyerek, öğrenerek aldığı eğitim ile sağlıyor.Bu eğitim sizi topluma faydalı veya zararlı bir birey yapabilir. Ama iyi de olsanız kötü de olsanız temelde bir makinasınız işleviniz aynı sadece ortaya koyduğunuz ürünler farklı dolayısiyla bir üstünlük söz konusu değil.İnsan kendine ait bir düşünceyle veya yaratma becerisiyle hiç bir şey yaratmıyor, sadece doğada var olan bilgiyi/varlığı keşfediyor bunu da doğuştan gelen özellikleri ve aldığı eğitim doğrultusunda yapabiliyor.Ayrıca kitapta bu konuya bağlı olarak insanın aklın kölesi olduğu konusuna da değiniyor yani biz aklımıza emir veremiyoruz bilemiyorum okurken burada biraz kafam karıştı ruh ve akıl birlikte ele alınmalıydı sonlara doğru aklın duyguları yönetmedigine vesaire değinilmişti ama bana yeterli gelmedi .Kitabın değindiği bir diğer konu da insan tarafından yapılan bütün eylemlerin bireyin önce kendi ruhsal tatminini gerçekleştirmek için yaptığı ilkesi ki buna bende katılıyorum çünkü özellikle yardım/iyilik/fedakarlık adı altında yaptığımız davranışların temelinde kendimizi iyi hissetmek hissi yatıyor , bir başka kişinin mutluluğu bizi mutlu ettiği için belki kişinin içinde bulunduğu duruma dayanamadığımız için veya toplumdan onay almak için yapıyoruz sonuçta ilk olarak kendimiz için yapıyoruz bu fark ediş tam bir nokta atışı olmuş .Yazar çeşitli örneklerle kitap içerisinde bu ilkeyi destekliyor. Ben çok severek okudum umarım sizlerde beğenirsiniz.