Gönderi

9/10
·637 syf.··
2023 2. kitabı
·
38 günde okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2023 22:56
Bir insanın dirilişi...Gençliğinde yaptığı ve bir kızın bütün hayatına mal olabilecek bir hata. Bunun sonucunda yıllar sonra gerçekleşmiş olan ilk karşılaşmadan doğan pişmanlık, kendi kendiyle olan hesaplaşma ve vicdan azabı. Bütün bunları telafi etmeye çalışma çabası.  Yaptıklarını düzeltme çabasının aynı zamanda geçmiş düşüncelerini, fikirlerini, topluma karşı bakış açısını, hayatın insanların çıkarları yönünde ilerlediğini görmesini ve bütün bunlara karşı yani hayata karşı uyanışını okuduk kitap boyunca.  Belki de bütün bunları neden yapıyor diye sorguladık defalarca. Neden insanların yaşadığı zorlukları bizler görmüyoruz da Nehludov görüyor dedik. Bizler o parmaklıkların ardında yaşananları bilmiyor olabiliriz Ama insanların o parmaklıkların ardına girmeden önce yaşadıkları süreci ve duygularını bence az çok tahmin edebiliyoruz. Sözde adaleti sağlamak için kurulan mahkemelerin adaletsizliğini, kendi keyfi istediği için adam kayıran savcıları veya sırf bir saat erken çıkabilmek için bir insanın hayatına mal olabilecek dikkatsizliği yapan hakimleri bilmiyor muyuz? Bence biliyoruz. Ama bizim Nehludov'dan bir farkımız var. Biz bunları görmezden geliyoruz. Belki de az önce az çok tahmin edebiliyoruz dediğim süreç, bizi haksızlıklara karşı ses çıkaracak düzeyde etkilemiyor ya da etkilese bile kendi rahatımızın bozulmasından ve başımızın biraz olsun ağrımasından korkuyoruz."Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın" mantığında ilerliyoruz. İşte biz burada hata yapıyoruz, ses çıkarmayarak bütün bunların sürüp gitmesine olanak sağlıyoruz. Belki de bu kitabı okumayana kadar cezaevinde olan insanlara sanki onlar orada kaldığı sürece geldikleri çevre de hiçbir sıkıntı kalmamış gibi baktık. Veya onları cezaevine tıkmakla onların değişeceklerini sandık ve durumu kurtarmak için onlara ceza verdik. Bu masum insanların böyle hallere düşmesinin sebebinin çevre koşulları olduğunu bilmemize rağmen bu koşulları yok etmeyi hiç düşünmedik.  Onların özgürlüklerini kısıtlayıp insanlıktan çıkmalarına ve bir eşya parçası haline gelmelerine göz yumduk. Suçlu olmak şöyle dursun; sırf kendini başkalarına kanıtlamak isteyip aynı zamanda sırf kendi keyfi ve neşesi için bir suçsuzun kaderiyle oynayabilen savcılar ve halktan topladıkları servetle hüküm süren zenginlere karşı ses çıkarıp engel oldukları için, insanlara en ufak zararı dokunmayacak yüzlerce insanın ceza aldığını da okuyup öğrenmiş olduk "Diriliş" sayesinde.  Doğrusunu söylemek gerekirse, kitabı okudukça ve Nehludov'un insanlara yardım etmek için çabaladıkça karşısına daha çok "adaletsiz bir şekilde yargılanan muhtaç insan" çıkması bir süre sonra beni biraz sıktı. Yani bir zaman sonra Nehludov'un da kendi kendine söylediği gibi "Başkalarının farkında bile olmadıkları şeyler üzerinde durduğum için ben mi deliyim, yoksa asıl onlar mı deli?.." diye düşünmekten kendimi alamadım.  Tolstoy'un ölümünden önce yazdığı ve birnevi kendi gençliğinde yaşadığı, gördüğü, olayları ve diyalogları barındıran bu kitap gerek birden çok toplumsal sorunu barındırması gerekse gerçek hayatta yaşanan olayları bulundurması sebebiyle beni kitaba daha çok bağladı. Herkesin alıp okuması gerektiği, kafalarında olumlu ya  da  olumsuz mutlaka bazı düşüncelerin şekilleneceğini düşündüğüm bir kitap.  Ve son olarak insan hayatının başka insanlar tarafından nasıl basitleştirildiği ve değersiz görüldüğü gerçeğini bir kere daha görmemi sağlayan kitapta ki bir olayla yazımı sonlandırmak istiyorum.   "Bir adliyeci mahkemeye gelen davacılara türlü yasalardan söz açar, hukuka ait yirmi sayfa tutan saçma sapan Latince yazılar okur, sonra da davalılara zar atmayı önerir: Çift gelirse davacı, tek gelirse davalı haklı sayılacaktır."
Edebiyat & Roman
DirilişLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202521,5bin okunma
·
262 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.