Öncelikle kitabı öneriler üzerine bir de ben okuyayım diyerek almıştım ve pişman da olmadım. John Steinbeck bu trajik romanında toplumun açıklarını göz önüne koymak istemiş. George ve lennie bir o kadar zıt ve birbirine bağlı hareket eden iki arkadaş. George fiziksel olarak zayıf lennie onun tersine şişman ve güçlü. George bu romanda zekayı, toplumun bilen, sözü geçen, zayıflıktan beslenen bencil kişilerini ve lennie ise saf, akli dengesi bozuk, yönetilen kesimi temsil etmekte görüşünü uyandırdı bende. George, lennie'nin bu karakteristik yapısından dolayı kendini onu yöneten bir lider ve herzaman doğruyu sadece kendisinin bildiğini düşünen roman karakteriydi. Bağlarının sağlam olduğunu düşünen bu iki arkadaş hayallerine sımsıkı tutundukları gibi bunu gerçekleştirmeye can atıyordu. Hayaller sonlanmaz bir çizgi gibidir, tatmin olmak zordur, oldukça olsun isteriz; Curley'in karısı buna bir örnekti benim için. Ne kadar kıyafete ve ihtişama sahip olsa da o memnuniyetsizlik yüzünün her kıvrımında bir bahane ile belli ediyordu kendisini. George'un lennie'yi öldürdüğü yerde nedense hiç şaşırmamıştım ama çok acı bir sondu bu. George lenni'nin zayıflığından besleniyordu. Ona sözünü geçirebiliyordu bu yüzden lennie ona aitmiş gibi hissediyordu, George ona ne isterse yapar ve yaptırabilir. Tıpkı Candy'nin köpeğini kendi vurmadığı için duyduğu pişmanlıkla George da lennie'nin sonunun kendisinden olmasını istedi. Bu sonda kendini aklamak isteyişi de onun için normaldi çünkü buna mecburdu, kendini düşünen her bencil gibi.
John Steinbeck, kendi yaşamından da esinlenerek işçi kesimini çok iyi anlatmıştı bu romanında " onların ancak hayalleri olur, binlercesi olmuştur onlar gibi ama hiçbiri çiftlikten çıkıp hayallerindeki araziye yerleşememiştir, kendilerini kandırmak için arayıştadır onlar. Biriktirmek için para isterler ulaşınca kasabaya inip içkiye harcarlar." Steinbeck bu düşünceleri her sayfada aklımızda tutmamıza sebep olacak diyaloglar ile buluşturmuş bizleri.
Son olarak seyis Crooksa değinelim. Crooks toplumun ırkçılığını diğer insanlara sunulan haklardan mahrum bırakılarak yansıtmış. " Nasılsa zenciyim ben, beni kimse dinlemez. Gördüğüm şeyleri onlara kanıtlayamam çünkü kimse benimle bulunmak istemez."