·1559 syf.··Beğendi
···Okunma: 31 Aralık 2021 13:05 Bence Muhammed Esed'in bu eseri her müslümanın başucu kitabı olmalı. Bu meal tefsir kitabı ile araştırma yaparak yeni birçok şey öğrendim diyebilirim. Kur'an her dönemdeki müslümanların nasıl davranmaları gerektiği konusunda kesin bir çerçeve çizmektedir. Ancak evlerimizin çoğunda Kuran bohçalar içinde okunmadan yüksek yerlerde tutulmakta. Oysaki Kur'an bize okunup, anlanıp, öğüt alınıp hayatımıza uygulamamız için indirildi. Biz ise Kur'anı öpüp alanımıza koyduk, anlamını öğrenip kalbimize koyamadık. Muhammed İkbal ne güzel söylemiş: " Din ne onun ne bunun nede şunun değildir. Din Allah'ın dediğidir. Kur'an' dan konuştuğun kadar doğru, Kur'an' a uyduğun kadar Müslümansın". Ancak bazıları, dini ancak birilerinin anladığını, bizlerin ise onlardan ve onların yazmış olduğu kitaplarından öğrenmemiz gerektiğini söylediler. Böylece insanların çoğu uyutularak akıl geri plana atıldı. Taklit yaparak, düşünmeden itaat eden topluluklar oluştu. Sadece Kur'an'ın bizlere yeteceği, Ankebut suresi 51. ayetinde " Hayret! Bu ilahi kelamı, kendilerine iletmen için sana göndermiş olmamız onlara yetmez mi?" buyrulmasına rağmen maalesef biz başka kaynaklar aramaktayız. Bununla beraber Kamer suresi 22. ayette " Bu nedenle biz Kur'an'ı akılda kolay tutulur kıldık, öyleyse yok mudur ders almak isteyen?" buyrularak da herkesin aklını kullanarak anlayabileceği vurgulanmıştır. Bizlere düşen en büyük görev sadece Arapça olarak değil bize verilmek istenen öğütleri anlayarak okumaktır. Okurken düşünmeli, araştırmalı ve taklidi Müslümanlıktan uzaklaşıp sorgulayan Müslüman olmamız gerektiği aklımızdan çıkmamalı. Kur'an'da düşünmeye teşvik eden 700'ün üzerinde ayet bulunmasının bir amacının olduğu unutulmamalıdır..