Hepimizin içinde vardır bir Jonathan.
Yemek için uçmaz, uçmak için uçar… Açlıktan ölmek umrunda olmaz. Yalnızca gökyüzünde neler yapabileceğinin peşinde koşar ve bunları merak eder. Tabii merak ederken de dışlanır. Ailemiz arkadaşlarımız bizlerden birer birer uzaklaşırlar biz daha da yükseklere uçmak istedikçe bize ayak uyduramazlar. Bazen geceleri de uçmak isteriz bu sefer bize engel olurlar. tabi sırf yükseklerden hızlı uçmak istedik diye uçamayız, haliyle önce kanatlarımızı eğitmemiz gerekir nasıl hızlı uçtuklarını anlamamız için kartallara bakıp gözlem yapmalıyızdır. Uçuş eğitimimiz esnasında defalarca yere çakılınca bizi acı içinde bırakan şey zeminin sertliği değil başarısızlığımız olduğunu biliriz yine de deneriz uçmayı ve uçarız da hem geceleri hem kayalıklarda hem de kartallar kadar hızlı uçarız; çünkü hız güç demekti, büyük bir zevkti ve kusursuz bir zevkti.