Gönderi

Bilimkurgusal Evrenlere "Roket"lemek
9/10
·50 syf.··
Beğendi
·
2023 17. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 14 Mart 2023 18:14
Uzun soluklu olmasını dilediğim, bilimkurgu öykü dergisi Roket, ilk sayısında yedi öyküde gezdiriyor hayal dünyamızı. Dergiyle aynı adı taşıyan "Roket", bir sert/saltık bilimkurgu öyküsü. Nesillerdir uzayda yaşayan, belirli bir gezegende yerleşik olmayan bir halk, başlarına gelen felaketlerden dolayı yaşadığı bölgeden uzaklaşmalıdır. Yaşayacak yeni yerler araştırmak üzere personelsiz gemiler gönderirler. BT 4522 adında yaşama elverişli bir gezegen bulurlar. Metin Uçar'ın kaleme aldığı öykü, BT 4522'ye doğru yola çıkan ilk personelli geminin görevlilerinin birinin ağzından anlatılmaktadır. Ruhşen Doğan Nar'ın yazdığı "Piyango", Karacaoğlan'ın Üryan Geldim dörtlüğüyle başlar. Bir ülke ki ölümsüzlüğü bulmuştur, ancak ölümün hayata renk katacağı gerekçesiyle her yıl Ölüm Piyangosu çekmekte ve bir kişinin hayatına son vermektedirler. Piyangosu çekilen için kurtulmanın tek yolu, kendisi yerine canını feda edecek birini bulmaktır. Tıpkı Deli Dumrul'un başına gelen gibi... Peki öykünün baş karakteri bu sondan kurtulabilecek midir? İnsanın başına ne gelirse dilinden gelirmiş. Bu vecize robotlar için de geçerli. Emre Bozkuş'un "Fıkracı" adlı öyküsünde iyi niyetli ama diline bir türlü sahip çıkamayan fıkra meraklısı bir robotumuz var. İsmi de Meraklı. Meraklı, fıkralarıyla değilse de milletin başına açtığı işlerle sizi şaşırtıp güldürecek. Faruk Korkmaz'ın kaleminden, "Çaresiziz", edebi diliyle öne çıkıyor. Gezegeni işgal eden uzaylı ırk, katliamı reva görmemiştir belki insanlığa ama insanları kısırlaştırıp birbirinden ayırmış, tecrite mahkûm etmiştir. Esaret içinde yaşamak mı daha iyi, yoksa ölmek mi? Gülmenin, zevk almanın yasak olduğu bir dünyada yaşamak mı daha iyidir, yoksa ölmek mi? Çaresizlik duygusunu iliklerinize dek hissettiren bir öykü. "Zaman Paradır", Orkun Uçar'ın 25 yıl önce roman fikri olarak düşündüğü bir öykü. Ölümsüz gençlik keşfedilmiştir, ancak yönetim, bunu insanlara doğrudan sunmak yerine paraya çevirmiştir. İnsanlar çalıştıkları kadar yaşayabilmekte, zaman parası tükenen ölüvermektedir. Bu fikir daha sonra "In Time" gibi filmlerde işlendiği için yazar romanı yazmaktan vazgeçmiş ve öykü olarak sunmuş. Oldukça sürükleyiciydi. Roman halini de okumak isterdim. İsmail Yamanol'un dilimize kazandırdığı Fredric Brown'dan "Yanıt" kısacık ama çarpıcı bir öykü. Seksen dört milyar gezegendeki bilgisayarların beyinleri birleştirilir ve tek bir süper bilgisayar oluşturulur. Bilgisayara "Tanrı diye bir şey var mı?" diye sorarlar. Bilgisayarın cevabı ise, bugüne dek okuduğum öyküler arasında en karizmatik cevaplar listesine kafadan oynar. "Galaksilerarası Müze Gezisi"nde, Ümit Yıldırım, üstündeki uygarlık yok olmuş ve müzeye dönüştürülmüş bir gezegene yapılan okul gezisini konu alıyor. Öğrenciler, öğretmene yönelttiği sorularla gezegen ve eski halkı hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. Gezegen size epey tanıdık gelecek ve maalesef üstündeki uygarlığın yok olma sebepleri de. Böyle bir derginin varlığından dolayı mutluyum. Okurken keyif aldım, şaşırdım, düşündüm, sorguladım, heyecanlandım.
Bilim-Kurgu
Roket 1Kolektif · Plüton Yayınevi · 052 okunma
·
57 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.