Puan vermedi·68 syf.····Okunma: 15 Mart 2023 13:13 Öncelikle yüce Rahmân ﷻ'dan üstâd Sezai Karakoç'a rahmet diliyorum. Mekânı cennet olsun.
Rûhuna bir Fatihâ okumadan devam etmeyelim.
Bu eserinde; ideal insan, gelişmiş bir devlet daha da öte Müslüman bir toplum nasıl olmalıdır sorularına kısa ve veciz ifadelerle cevap veriyor üstâd.
Satırlarına başlarken "Kendimin bir diriliş eri olduğuna inanıyorum. Bir Diriliş Cephesi bulunduğuna ve kendimin de o cephede bir savaş adamı olduğuma, olmam gerektiğine inanıyorum" diyor. Ve bu çağın insanları olarak bizlerden de diriliş eri olmamızı bekliyor. Peki ama nedir bu diriliş eri ve bu nasıl bir savaştır?
Şüphesiz topla tüfekle değil ruhla yapılan, mermilerin değil zihinlerin çarpıştığı bir savaştan bahsediyor.
Bu kavgaya, bu savaşa dünya için ve dünya adına değil, Allah için ve din adına katılmalıyız diyor.
Bize düşen okumak daha çok okumak, bilinçlenmek. Ecdadımızın başardığı güzel işlerle gururlanacağız tabiki fakat onların başarısı arkasına saklanıp tembel bir yaşam sürmeyeceğiz. Yarın değil bugün, bir ara değil hemen başlayacağız.
"Her Müslüman önce kendi iç dünyasında
müslüman olarak başlamalı" diyor Sezai Karakoç biz de kendi iç dünyamızda başlayacağız.
Vesselam...