Yaşar Kemal ile birlikte Adana'nın, Osmaniye'nin, Kahramanmaraş'ın köylerinde siz de geziyorsunuz. Yeri geliyor köylü oluyor, yeri geliyor ağa, jandarma, hükümet, eşkıya oluyorsunuz. Köylülerin sevinçleriyle neşelenip yaşadıkları çaresizlik karşısında kederleniyorsunuz. Sonra Yaşar Kemal şöyle teselli ediyor sizi:
"Hangi günü gördün akşam olmamış, hangi geceyi gördün sabaha varmamış?"
Kitabı okumuyor, yaşıyorsunuz.