·536 syf.····Okunma: 19 Mart 2023 04:08 Saat 04.00
Yatağımda ayaklarımı kendime çekmiş gözyaşlarıyla beraber saatlerce roman okuduğumu; kitabı bitirince fark ettim.
Her nasip vaktine esirdir, diye bir söz var ya. Kitap bir nasipse eğer kesinlikle onunda vakti varmış.
Deprem zamanında bunca acının ortasında bu kitap bana eskisinden neden daha yakın geldi; anlamlandıramamıştım.
Oysa 6 yıl önce okuyacaktım.
Erteledim.
Erteleyen ben değilmişim.
Okurken anladım.
Kitabı okurken öyle güzel tevafuklar yaşadım ki. Ne siz sorun ne ben söyleyeyim demek isterdim ama en güzel tevafuklarından birisi Şehitler gününde Şehit İsmailin yazdığı mektuplar bölümünü okuyabilmemdi.
Düşünsenize 365 gün var. Ve siz askerlerimizi, şehitlerimizin geçtiği o kısmı 18 martta okuyorsunuz. Kitabı okurken arka fonda çalan fonların sahnelerle uyumu… Allah’ım gerçekten her şey bu kadar uyumlu ve güzeldi de ben mi fark etmiyordum dedirtecek derece de bir atmosferdeydim.
Hislerimden ziyade kitabı yorumlamaya gelirsem eğer; başları kurgunun oluşması açısından sonlara göre tabi ki daha durgundu. Hatta çok roman okumayan ve betimlemeye alışık olmayan biri için sıkıcı bile gelebilir.
Ama harikaydı arkadaşlar. Kurgu müthiş, karakterler, divandan beyitler, şehirlerin arasında sürekli bir ordan bir buraya savrulmanın tasviri ve o yorgunluğu, taaa romanın başında geçen bir dizenin sonunda seni bulması. Bunlar çok hoş, çok ince detaylardı.
Roman bir karakteri anlatıyor belki ama anlatırken öyle hassas yerlere vurgu yapılıyor ki; etkilenmemek mümkün değil.
Böyle bir eserle karşılaştığım için, satırlarında kaybolduğum için, sayfalarında ağladığım için çok mutluyum.
Çok değerli bu kitap benim için.
Kesinlikle okunması gereken kitaplardan.
Son olarak
Zehrayla Settarhan kavuşunca bir cümle geçiyor kitapta;
“Milyonlarca ihtimal arasında tek mümkünün gerçekleşmesi için yaşanmış bütün bunlar.”
İşte bu kısımın geçtiği sayfa, hayatımızın özeti gibi.
Savruluruz, dağılırız, ne olduk biz deriz
hani Şems-i Tebrizi’nin ;
“Düzenim bozulur, hayatım alt üst olur diye endişe etme. Nereden biliyorsun hayatın altının üstünden daha iyi olmayacağını?” sözünün açıklaması gibi. Neyle karşılaşacağımızı bilmiyoruz ki.
İşin içinden çıkamayacağımızı düşündüğümüz zamanlar aslında zirveye çıktığımız zamanlardır kimbilir.
Çok yanlış zamanda okuyorum galiba diye başladığım bu kitabı okumam için bundan daha güzel doğru zaman olamazmış diye bitirmenin verdiği mutluluğu yaşarken; bu kitabı en çok da savrulanların okumasını isterim.
Okurken yalnız olmanız, odaklanmanız ve fon müziği eşliğinde (özellikle azeri fon) (Ay ışığında ve ay kız fonları kitabın sonları için ideal olabilir.) okumanızı tavsiye ediyorum.
Şimdiden iyi okumalar. Kalbinizi güzelleştirmesi duasıyla. Nazan Hanım’a çokça sevgi ve şükranla.