busenûr

@dunyadabirkul·
·
sabitlendi
Hayal edilen her şey olmaya mahkumdur. Muhyiddin İbnü'l-Arabî
Reklam
O (sas), zarafete, nezakete ve estetiğe önem verirdi. "Allah güzeldir, güzelliği sever ve temizdir temizliği sever..." der, hayatın her alanında zarafetin hâkim olmasını isterdi. Çünkü Müslüman demek, her hali ve her işi ile örnek insan demekti. Yeryüzünü imar etmeye aday insanların, öncelikle kendi şahsiyetlerinde, kendi işlerinde ve kendi hayatlarında bunu izhar etmeleri gerekirdi. İşte Efendimiz (sas) elinin altındaki yiğitlere her an bunu öğretmeye çalışıyordu. Allah Resûlü (sas) bunun içindir ki, cihada gönderdiği Abdurrahman b. Avf'ın sarığına dahi müdahale ediyor ve oradaki düzensizliği hemen düzeltiyordu.
Sayfa 205
Rahman'ın Tüccarı Abdurrahman b. Avf
İdeal bir tüccarın olmazsa olmaz vasıflarının 5 tane olduğunu ve hepsinin de onun hayatında istenilen düzeyde olduğunu görürüz. Nedir bu beş vasıf? 1- Rahmaniyet 2- Sıddıkiyet 3- Ehliyet 4- Kabiliyet 5- Semahat Bunları birer cümle ile açıklayalım: 1- Rahmaniyet: Allah'ın, Rahmân isminin bir tecellisi olarak varlığa merhamet nazarı ile bakmak ve muamelelerin temeline merhameti yerleştirmek... Gaddar ve acımasız olmamak, hep bana, hep bana dememek, karşıdaki insana şefkatle yaklaşmak. 2- Sıddıkiyet: Doğruluk ve güvenirlik esası üzerine yürümek, ne olursa olsun asla yalana kapı açmamak ve doğruluktan ayrılmamak. 3- Ehliyet: Yaptığı işin ehli olmak, yarım yamalak değil, ne yaparsa en güzelini yapmaya çalışmak, işinin hakkını vermek için liyakat üzere olmak. 4- Kabiliyet: Allah'ın insana verdiği kabiliyete uygun bir kamet sahibi olmak. İyice kabiliyetini tespit edip ya da ettirerek hangi sahanın adamı ise orada iş yapmaya çalışmak. 5- Semahat: Kolaylık ve cömertlik sahibi olmak. Alırken, satarken karşıdaki insanı zora sokmamak, hep kolay olanı tercih ederek, bu konuda rahat davranmak... [4] İşte bunlar ideal bir tüccarda olmazsa olmaz vasıflardır.
Abdullah b. Mes'ud'un aktardığı hadise göre Efendimiz (sas) birgün buyurmuşlardır ki: "İki insan vardır ki, gerçekten bu iki insana da gipta edilir -yani özenilinir.- Bunlardan biri, Allah'ın kendisine çokça dünya malı nasip eyleyip bu malı Allah yolunda harcama dirayeti ve şuuru verdiği kimse; İkincisi ise, Allah'ın kendisine ilim ve hikmet verdiği, bu ilim ve hikmeti de hak ve hakikat uğruna başkaları ile paylaşan kimse..."
Sayfa 192
Bir gün gençler oturmuşlar mescitte sohbet ediyorlar; uzun süre oturdukları için ayakları uyuşmuştur. İçlerinden biri demiştir ki: "Sevdiğiniz birini hatırınıza getirirseniz, ayaklarınızdaki uyuşukluk hemen geçer." Diğer gençler kimi akıllarını getirmişler bilmiyoruz, ama Abdullah b. Ömer: "Ya Resûlullah!" diye bir çığlık atmış; o günden sonra da kimin başına bir iş gelmişse, kim hastalanmış ise, ona hep bu tavsiyeyi yapmıştır: "Aklına Allah Resûlü'nü (sas) getir iyileşirsin." demiştir.
Sayfa 179
Reklam