busenûr

Ben Allah resulünün sav şöyle dediğini işittim: Yöneticilerin en kötüsü, yönettiklerine karşı acımasız davranandır.
Sayfa 498
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Çekilen sıkıntıları, ödenen bedelleri okuyunca, sahabe ile aynı cennete talip olmak gerçekten insana çok ağır geliyor.
Sayfa 476
ENES BİN MÂLİK
Öyle seviyor ki Efendimiz'i (sas) bakın ne diyor? İbn Sa'd, Tabakât'ta bu bilgiyi bizimle paylaşıyor: "Sevdiğimi [Allah Resûlü'nü (sas) rüyamda] görmediğim hiçbir gece yoktur.” Bu sözü der, sonra gözyaşlarına hâkim olmazdı."
Sayfa 433
Ümmü Süleym, o günler 10 yaşında olan Enes'in elinden tutar, Efendimiz'e (sas) getirir: "Ya Resûlullah! Herkes sana bir hediye sundu. Benim sana sunacağım bir hediyem yok. Ben de canımdan bir parça olan bu oğlumu sana hizmet etmesi için getirdim. Enes akıllı ve okuma yazma bilen bir delikanlıdır. Onu benden kabul buyur ve ona dua et."[42]diyerek hediyesini takdim eder. Efendimiz (sas) bu hediyeden o kadar memnun olur ki, kabul ettiğini beyan eder ve bir de orada Enes'e dua eder. Yaptığı dua nasıldır biliyor musunuz? Der ki: "Allah'ım! Sen onun malını ve nesli- ni çoğalt ve ona bereket ihsan et. Onun ömrünü uzat ve günahlarını affet!"[43] Bu duaya başta anne Ümmü Süleym olmak üzere oradakiler âmin der. Ne olur peki Enes'e, bu duanın neticesinde? Enes b. Mâlik (ra) kendisi vefat edeceği sırada söylüyor ne olduğunu... Diyor ki: "Efendimiz (sas) bu duayı bana yaptıktan sonra ben neslimden tam 125 kişiyi gördüm ve onların büyük bir kısmını kendi ellerimle defnettim." Torunlarının çocuklarını görmüştür Enes b. Mâlik... Onun vefat tarihi Hicrî 90, Milâdî 709'dur. Milâdî olarak 97, Hicrî olarak tam 100 yaşında vefat etmiştir. Enes b. Mâlik sözüne devam ediyor: "Herkes bahçesinden bir mahsul alırken, ben iki mahsul aldım. Neye elimi attımsa bereketlendiğine şahit oldum."
Sayfa 432
Süleym, genç yaşına ve dillere destan olan güzelliğine rağmen iki sene dul kalır. Bu iki sene zarfında tek bir amacı vardır, o da çocuklarını -buraya dikkat edelim- peygamberi seven birileri olarak yetiştirmektir. Zaten mesele budur. Bugün çocuk eğitiminde en fazla yaptığımız yanlış bu noktadır. Biz çocuklarımıza namazı, orucu, tesettürü ve İslâm'ın diğer emir ve yasaklarını öğretiyor ve onların bunları uygulamalarını istiyoruz, elbette bunu yapaca- ğız ama bunun yolu aynen Ümmü Süleym'in yaptığı gibi, peygamber sevgisi ile başlar. Biz çocuklarımıza peygamber sevgisini öğretelim; Muhammed (sas) deyince, yürekleri ürperecek çocuklar yetiştirelim, sahâbenin sevda- sı ile yürekleri yanan çocuklar yetiştirelim; bakalım namazlar aksıyor mu? Bakalım tesettüre karşı halen mesafe var mı? Unutmayalım, çocuk kimi severse, onun gibi yaşamaya çalışıyor. İşte Ümmü Süleym bunu çok iyi fark etmiş; o kendisini istemeye gelenlere hep, şimdi değil, şimdi benim işim var, şimdi ben çocuklarımla meşgulüm' demişti. Ama onun meşguliyeti bu- günün insanı olarak bizim meşguliyetlerimize pek de benzemiyor. O meşguliyet, çocuklarının gerçek bir peygamber aşığı olmalarıydı. İki sene sonra Ümmü Süleym, ensârın önemli isimlerinden Ebû Talha ile evlenir.[38] Hem de nasıl bir evlilik? Ebû Talha'nın hidayetine vesile olan bir evlilik..
Sayfa 430