Bazı Aydınlar vardır fiilen yaşamları biten lakin gölgeleri ve arkalarında bıraktıkları edebi kimlikleriyle var olmaya devam eden.
Zülfü Livaneli tarafından yazılan Gölgeler sadece aydınları değil aynı zamanda onların çektiği zorlukları da anlatmaktadır.
Edebiyatı dönemlere ayırıp incelediğimizde Tanzimat 2. Döneminden bu yana süregelen aydın sorunlarından en büyüğü içerisinde bulunduğu dönemin siyasi ve politik baskısı altında bir yazın hayatına sahip olmak.
Kelimelerin , isimlerin , konuların sınırlı olduğu bir dönemde yazmak oldukça zor olsa gerek.
Baskı altında kaldıkları için takma mahlaslar kullanan aydınlarımız bu eserin başlıca konusudur .
Fatih Sulatn Mehmet' den Ulu Önder'e, Halide Edip ,Reşat Nuri , Mavi Gözlü Dev , Ülkü Tamer gibi 15 aydın kişiliğin takma mahlaslarla gölge olarak" Sultanahmet meydanında bir gece hepsi bir araya geliyor. Hayali Ama neşeli bir buluşma için... "Ve bu buluşmada kendini soylu olarak nitelendiren sosyete hayatını da eleştiriyor.
Bununla beraber günümüzdeki hızlı değişimlerin şehirler , insanlar ve kültür üzerindeki tahribatını da eleştirmekten geri kalmayan eser İstanbul örneği ile bunu çok kez belirtmiştir. Hatta şu satırlar dahi yetecektir :
" Bu gördükleri İstanbul, o direnen İstanbul muydu? Kendini çirkinliğe, betona, yağmaya, ramta teslim etmiş bu İstanbul o eski İstanbul muydu?"
Bir zamanlar İstanbul'un sokaklarında can bulmuş o insanlar şimdi sadece gölgeden ibaretler.
Esere puanım 7 . Tavsiyem okumadan önce kitabın ilk sayfalarında yer alan takma mahlaslara göz atmanız. İyice kavradıktan sonra okumakndaha anlamlı olacaktır.
İncelemeyi yine kitaba dair bir Alıntı ile bitirmek istiyorum ;
" Durun ben söyleyeyim, devlet dersinde düşünenler ve sevişenler sınıfta kalır bu topraklarda."