"İnsan, bir yabancıdır. Olasılıklı dünyaya, çevresindeki insanlara, kitap yapraklarına ve en önemlisi de kendisine..."
İnsanları yeryüzünde diğer canlılardan farklı kılan yegâne olgu; yaşam üzerindeki tepkileri ve duygularıdır. Bunu anlayabilmek ve bunu doğru çözümleyebilmek benim nazarımda oldukça meşakkatli bir uğraş oldu. Hayatın ve yaşamın bengi dönüşünde; doğru tahliller, doğru çözümlemeler bireyler üzerinde artı değer kazandıran etkenleri oluşturur.
Her birey birbirinden farklı doğar, farklı yaşar ve farklı ölür. Bengiye dönüş yolunda hayatımıza birileri dahil olur ve zamanı geldiğinde bize ait o yoldan sapar kendi yoluyla devam eder. Bazen bazı şeyler çakmağını kaybeden bir manavın sigarası kadar gecikir her şeye...
Meursault(ben) tamda bu yol sonunda yalnız kalacağını bildiğinden bu yolun yabancıydı. Onun hayatına girip çıkan insanlar gri silüetlerden ibaretti. Bu ruhsuz gibi görünen adam aslında en hassas kalplilerden biriydi. Her şeyin farkında olduğu için hiçbir şey olmamış gibi davranıyordu.
Kitabın birçok sayfasında kırık camlardan Camus biraz beni yansıtıyor. (Camus ile kısmen duygudaş olmamızdan kaynaklı bir yansıma bu.) Onun duyguları, onun ağlayamayışı ya da onun sigarasının kokusu mevcuttur bu kitapta. Veyahut benim duygularım, benim ağlayamayışım ya da benim sigara kokularım.
"Yabancı" en çok okunan eserlerinden biridir. Ve genel çerçevede, yaşadığımız bölgenin edebiyat çevrelerince idam karşıtı en sert romanların başında kabul edilir. Zira romanda polisin ve adli mekanizmanın berbatlığı, her an hata yapmaya müsait yapısı çok güzel verilmiş. Bu bile idam karşıtı olmak için yeterli olabilir. Başkalarının değer yargılarıyla kendimizi zincire vurmak değersizliği değer edinmek demektir... Kitapta değer yargılarına ve toplumsal iç mekanizma hesaplamalarına da yer verilmiştir!
Çok uzatmayı seven biri değilim Camus ve Sartre hakkında kısa bir kıyaslama yapıp incelemeye birkaç cümle daha ekleyip bitireceğim.
-Camus ve Sartre'ın isimleri çoğunlukla birlikte anılır. İkisi de Edebiyat dalında Nobel kazanmıştır. Sartre daha yaşlı olmasına rağmen, Camus daha erken erişmiştir bu ödüle. Edebiyat denilince Camus'yu kıyas götürmeyecek şekilde farklı bir yere koyarım ben. Benim nazarımda Camus, birkaç gömlek üstündür Sartre'dan.
"Bugün annem öldü belki de yarın ben.. Bilmiyorum ama önemli de değil, der."
-Toplamı nedir bu olanların bilmek istemeyiz, bilmek iğneli bir nefestir. Ne zaman bilmek isterse insan kursağındaki bütün bilinenler çöl olur.