Yaklaşık iki aylık bir okuma serüveni Ölüm Yadigarları ile tamamlanmış bulunmakta. Harry Potter serisini yıllar önce lisede okuduğumda büyülenmiştim, okuduğum süre boyunca Hogwarts'ta bi öğrenciydim adeta ancak seriyi tamamlayamamıştım. Yıllar sonra serinin en başından okuyup tamamladım ve içimde hissettiğim merak ve bi serüvenin peşinde sürüklenme hissi aynı oldu.
Yazar zekanın temsilcileri olan Revenclaw ları kitapta şu sözle tanımlar, "Sınır tanımayan bir zeka, en büyük hediyedir insana." Bence yazar bir Hogwarts öğrencisi olsa idi kesinlikle Revenclaw öğrencisi olurmuş=) Harry Potter serisi muhteşem bir hayal gücünün ve sınır tanımayan bir zekanın hediyesi kesinlikle.
Serinin bu son kitabı tüm taşların yerine oturduğu, sırların çözüldüğü, tüm seri boyunca acının en derinden hissedildiği kitap olmuş.
(Bundan sonrası okumayanlar için uygun olmayabilir)
Ahh Snape, Severus Snape. Senin hikayen öyle kısacık anlatılıp bitirilecek bir hikaye olmamalıymış asla. Hani Dumbledore diyor ya Seçmen Şapka seçmeleri için, bazen seçimler için erken davrandığımızı düşünüyorum diye, sen bu sözün tek muhattabısın. İhmal edilmiş, sevgisiz, ailesiz büyümüş hoyrat bir çocuğun, kalbine işlemiş bir sevgi ile nelerden vazgeçebileceğini gösterdin bize. İhanet edeceğine zaten hiç inanmamıştım ve düğümlerin çözüldüğü bölümü resmen soluksuz okudum.
Beni en çok etkileyen Snape'in hikayesi oldu. O da sevgi ile büyümemişti, o da ihmal edilmiş bir çocuktu, hamurunda iyi olmak yoktu belki ama sevginin gücüyle kendisine yeni bir kimlik oluşturdu ve kimsenin göze alamayacağı şeyleri göze alabildi. Biz senden razıyız Snape...
Bu serüvenin bitişi beni bi miktar üzdü, kocaman 7 kitaplık bir dizi dile kolay. Kim bilir yıllar sonra birgün yeniden okumaya başlarım... Çünkü bence buna değer.