Çeşman-ı Kebud,Levs-i Riyâ,Bedbaht bir Rüya
Puan vermedi·152 syf.··
2023 11. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Mart 2023 17:07
Halit Ziya Uşaklıgil'in 1887'de yirmili yaşlarında yazdığı ilk romanı... Henüz küçük yaşlarda yaşamın acımasızlığıyla karşılaşan Mazlume'nin dilenciyken olduğu durumdan daha kötü ne olabilir ki? sorusunun cevabını aldığımız sürükleyici bir roman... İnsanın kınadığı şeyleri inatçılık ve bedbin bir bakışla daha betere nasıl yürütebileceğini gözler önüne seriyor.Ailesini erken yaşta kaybeden ve bununla beraber kendisini her daim etrafına bağımlı kılan(Mazlume),annesine olan nefretinden ve istemsiz bir evlilikten dolayı fuhşu bir intikam gören(İkbal) ve ihtiyar olarak terk edilmekten,yalnız kalmaktan korkan(Mihriban) bireylerin yaşamını bir erkeğe bağımlı kalması sonucunda oluşan (Sindirella Kompleksi) bir felaketi okuyoruz. Kitapla ilgili okuduğum birkaç yazıyla beraber farkettim ki karakterlerin psikolojik sorunlarına üstünde fazlaca durulmasada anlatılan kısa geçmişler bugünkü yaşadıklarına sebeptir.Nedensellikle beraber soyaçekim olarak İkbal'in de annesi Mihriban gibi kötü bir yolu seçmesi halbuki zeki ve çok okuyan bir kadın olarak iyi yerlere gelebilme ihtimali olan birinin yaşamını başkalarına muhtaçlaştırması... İnsan nefretine dönüşür. Sindirella Kompleksi Nedir? Özgürleşmede tek gerçek hedef, kadının kendi içinden özgürleşmesidir. Kişisel ve ruhsal bağımlılık, kadını engelleyen temel güçtür (Dowling). Kadını, aklını ve yaratıcılığını tam olarak kullanmaktan alıkoyan, yetenekleri dâhilindeki şeyleri başaramamasına yol açan ve büyük ölçüde bastırılmış tutumlardan oluşan bu olgu Sindrella kompleksidir. Mazlume, Mihriban Hanım’ın evine sığındığında birtakım sorumlulukları da fark etmeden göze alır. Mihriban Hanım görünürde yardım eli uzatmıştır ama esasen Mazlume’yi hizmetçi olarak eve almıştır. Sindrella kompleksinde Dowling bunu şöyle özetler: “Koruma karşılığı, sahibinin önünde elpençe duran köleler” (Dowling) İkbal de çocukluğunda bağımlı bir kişilik olarak yetiştirilir. Babası öldüğü zaman bütün mirası annesine kalmıştır fakat Mihriban Hanım bu mirası hızla tüketmiştir. Bu yüzden daha küçük bir eve taşınmalarına rağmen hiçbir şey İkbal’in umurunda değildir. Maddî yönden kaygısızdır çünkü onun sorumluluklarını annesi üstlenmiştir. Kendi sorumluluklarını üstlenememek, onlardan devamlı kaçmak bağımlı kişiliğin göstergesidir. Dowling bu husus hakkında şöyle der: “Sorun belirtilerini görmezlikten gelmek, olabildiğince az katlanmak, bağımlı kişiliğin tipik bir özelliğidir” (Dowling) Mihriban’ın kişiliğinde gelişen Sindrella Kompleksinin  izdüşümü de şudur: Yaşlılıkta terkedilme sendromu. Onu devamlı birilerinin evinde yaşamaya zorlayan korku da budur. Mihriban terk edilmek ve yalnız kalmaktan korkmaktadır. Dowling bununla ilgili şunları söyler: “Sindrella kompleksinin, en yıkıcı olmasa bile, en acıklı sonucu, yaşlılıktaki terk edilmişliktir. Sürdürdüğümüz bu kör nokta, yani bir eş olmaya bağladığımız sahte güvenceyle, yaşlı, çoğu durumda dul kadının yalnızlığı ve yoksulluğu arasındaki bu bağlantıyı görememek (…), bir hastalığa eşdeğerdir.” (Dowling) Bununla beraber İhsan'ın annesinin hastalığının ve sözlerinin getirdiği vicdan azabı,öz yaşayış biçimini esaslı bir düşünmeye sebep olmuştur.Böylece kendini katil ve hain olarak görüp kahrolmuştur. Aslında Mazlume hakikati rüyasında en başta görmüştü. "Mazlume karışık birtakım rüyalar gördü.Bu rüyalardan biri vücudunu titretti.Mazlume kendisini göklerden çamurlar içine düşmüş gördü." sayfa 6 Kaynaklar Göde, H. N. (2018). Halid Ziya'nın Sefile ve Nemide Romanlarında "Sindrella Kompleksi" . Uluslararası Beşeri Bilimler ve Eğitim Dergisi , Erciyes Üniversitesi Edebiyat Fakültesi 1. Dil ve Kültür Çalışmaları Öğrenci Sempozyumu Özel Sayısı , 398-417 . Retrieved from dergipark.org.tr/tr/pub/ijhe/iss...
Edebiyat
SefileHalid Ziya Uşaklıgil · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20221,856 okunma
·
898 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.