MOLL FLANDERS-kitap yorumu
9/10
·416 syf.··
2023 18. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 26 Mart 2023 01:50
Moll Flanders Daniel Defoe 'dan okuduğum 2. eser oluyor. Daha önce Robinson Crusoe'u okumuş ve çok ünlü bir eser olmasına karşı çok sevememiştim, çok sıkılmıştım. Dili çok sıkıcı gelmişti. Yazara bir şans daha vermek istiyordum ve Moll Flanders'la bu şansı verdiğim için çok mutluyum. Çünkü çok ama çok beğendim. Konusundan kısaca bahsedersem; Moll Flanders, 17. yüzyıl İngiltere’sinde dünyaya gelen bir kadının yaşamöyküsünü, kendi ağzından aktarır. Zindanda doğup başkaları tarafından büyütülüp on iki yıl fahişelik, on iki yıl hırsızlık yaparak yaşayan, başından beş evlilik geçen, maceraları İngiltere’den Amerika’ya uzanan çılgınca , ahlaki açıdan kimilerince eleştirilebilecek şeyler yaptığı bir dönem ve daha sonrasındaki durulma ve tövbe dönemiyle Moll Flanders'ın tüm yaşam öyküsünü okuyoruz. Roman türünün ilk örneklerinden olan Moll Flanders, bir yandan dönemin toplumsal değerlerine ışık tutarken diğer yandan da suç dünyasını ve cinsellik konularını, ahlak dersi verme kaygısı gütmeksizin açıkça gözler önüne serer. Öncelikle konusu zaten ilgimi çeken bir kitaptı ve tam tahmin ettiğim gibi çok beğendim. Konusu beni o kadar içine çekti ki anlatamam. Çok fazla maceralı ve ağzımı açık bırakan olaylar oldu. Uzun zamandır bir kitabı okurken durup oha dememiş ve etrafa şaşkın bakışlar atmamıştım. Moll'un yaşadıkları, seçimleri, şansı, etrafındaki insanlar o kadar etkiledi ki beni ve o olayların içine o kadar çekti ki.. Yazarın dilini bu eserinde çok sevdim ve ısındım. Robinson'da ne kadar beni ittiyse dili bunda o kadar çekti. Su gibi akıp gitti resmen sayfalar. Çok çok akıcıydı. Zaten heyecanlı ve merak uyandırıcı konular bu akıcı dille de birleşince tam bir mükemmeli oluşturdular. O kadar çok olay vardı ki eserde takip edemediğim zamanlar oldu. 9 puan vermemin ve bir puan kırmamın sebebi de buydu aslında. Bu olaylarla birlikte yüzlerce karakter girdi kitapa ve girdikleri gibi de çıktıklarından bazen kim kimdi şaşırdım ama kafa karışıklığına sebep olacak kadar değildi. Moll karakteri okuduğum en iyi kadın karakterlerden biri olabilir. Zekiliği, olayları kavrama şekli, her zaman uyanıklık yapışı ve asla ama asla pes etmeyip kendini bir şekilde kurtarması inanılmazdı. Daha mükemmel ve zeki bir kadın karakter okudum mu bilmiyorum. Ahlaksal açıdan verdiği kararlar çok kötü olsa da çoğu zaman ve kötü bir karaktere evriliyor gibi dursa da aslında içindeki iyilik gözler önündeydi. Annelik duygusundan eksik olması, çocuklarını kolayca bırakabilmesi, fahişelik yolarına sapması (çalışma şansı varken tercih meselesi yapmaması bu konuyu), hırsızlık konusunda uzmanlaşması ve sevmesi insanda aslında kötü bir karakter okuyor hissiyatı veriyor ama bir şekilde ona kızamıyorsunuz ve yargılamıyorsunuz aslında. Çok garip bir zekası ve uyanıklığı vardı. Moll Flanders'ı yazarın diğer ve en ünlü eserindeki Robinson'a benzetiyorlar ve onun kadın hali olduğunu söylüyorlar. Bir noktada doğru olduğunu düşünüyorum çünkü Moll de yapayalnız (ıssız bir adada gibi) hiçbir arkadaşı ve hiçbir yakını, güvendiği biri yok. Ayrıca her daim hayatta kalma savaşı veriyor kendi çapında aynı Robinson gibi. Girdiği her kötü durumdan paçayı inanılmaz bir şekilde kurtarıyor. Bu durum çoğu zaman doğaüstü gibi de dursa kitabın olayı bu aslında. İnsanlar tarafından da bu durum Moll'un ününü arttırıyor. İnsan tiplemelerini yazar çok güzel aktarmıştı. Moll'un yaptığı evliliklerdeki her bir adam, her bir yeni edindiği arkadaş, insanlardan yediği kazıklar çok iyi anlatılmıştı. Son kocasının hikayesi ve yaşadıkları çok ilginçti. Ağzımı açık bırakan tanışma ve olayları oldu. Özenle koca seçmesi ve yaptığı entrikalarla adamları etkileme biçimi, söylediği yalanları kıvrakça yürütmesi Moll'un zekiliğini gözler önüne seriyordu. İlk sevdiği adamla yaşadıkları asıl beni etkileyen şey oldu kitapta. En hızlı akan yerler oralardı. Aileye girişi ve adamla kardeşi arasındaki entrikaların arasında kalışı, aşkı için çabalaması ve saflığıyla kullanılması.. Ondan sonra bütün kişiliğinin biçimlendiğini ve yolları seçtiğini düşünüyorum. Fahişeliğe aslında ilk aşkıyla başlamış gibi olmuştu. Bu adamdan nefret ettim. Beni en çok etkileyen karakterlerden biri de tanıştığı ebe kadındı. Daha sonradan mürebbiyeyle olan diyalogları ve tam olarak en yakını denemese de bir arkadaşı olması güzeldi her ne kadar mürebbiye karakterini çok sevmesem de. Ondaki kötü niyet uyanıklığı beni rahatsız etmişti. Moll'u hırsızlığa yönlendiren ve bu işte uzmanlaşmasını sağlayan kişi o oldu bence. Her ne kadar bir noktada vazgeçirmeye çalışsa da , sonrasında onu koruyup kollamaya çalışsa da etkilemişti. Son dönemde yaşadığı olaylarla birlikte tövbe etme dönemine girmesi de güzeldi ama bu kısımları diğer maceralı kısımlara göre daha az sevdim. Olaylar biraz tekrar girmiş gibi olmuştu. Ama o günahlardan sonraki yorulma ve ahlaksal açıdan aydınlanıp iyiliğe yöneliş güzel aktarılmıştı. Çok beğendim. Genel olarak kitap 3 kısımdan oluşuyor bence. Moll'un genç ve güzel olduğu, evlilik için entrikalar çevirip koca bulduğu, fahişelik yaptığı yaşlanınca hırsızlığa yönelmesi ve günahalrından arınmak için doğru yolu seçtiği tövbe dönemi. Çok çok beğendim kitabı. Kesinlikle okuyun okutturun. Bir çok ders veriyor. Hayatta kalma sanatı ve iyilik kötülük arasındaki yolların seçimini gösteren bir kitaptı. Seçtiğimiz her yol kaderimizi belirler. Bİr çok alıntı yapmak istedim okurken kitabı. Çok güzeldi.
Roman
Moll FlandersDaniel Defoe · Can Yayınları · 2021983 okunma
·
458 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.