Herkese merhaba. Yine uzayan bir aradan sonra tekrar burada buldum kendimi. Hayat sanki saçma sapan, rüzgarda bir yaprağın savruluşu gibi geçen, boşluk hissini tattığım ve gün geçtikçe manasını yitiren bir hal almaya başladı. Önceden de böyle hissederdim fakat artık iyiden iyiye böyle olduğu düşüncesindeyim. Deprem sonrası yaşadığım şokun, korkunun, çaresizliğin de etkisi var bunda. Bu sarmaldan kitap okuyarak çıkmaya çalıştım, her ne kadar okuduğumu anlamakta zorluk çeksem de..
Her neyse gelelim okuduğum kitabın incelemesine. Fransız eğitimci ve filozof Jules Payot'un kaleme aldığı bir seri olan "İrade Terbiyesi" adlı eseri okudum. Eser 3 kitaptan oluşmakta. Ben tüm serinin kısa incelemelerini birinci kitap altında yazmayı uygun buldum. İlk kitap "İrade Terbiyesi" adıyla yayımlanmış. Burada yazar irademizi yönlendirmeyi, iradenin manasını kavramamızı temel almış. İrade eğitimi hakkında yapılmasını uygun bulduğu, yapılan yanlışları ve dış etmenleri açıklamış. Ayrıca tefekkürden, eylemden, çalışmaktan ve duygulardan bahsederek irade ile ilişkilerini, irade üzerinde ki olumlu ve olumsuz etkilerini bizlere sunmuş.
Serinin ikinci kitabı ise "İrade Terbiyesi 2 - İrade Gücü ve Çalışma" olarak adlandırılmış. Bu kitapta çalışmaya yoğunluk göstermiş yazar. Çalışmanın cazibesi ve yöntemleri, çalışma yönteminin psikolojik temelleri diye iki bölüm ve alt başlıklarla açıklayıcı bir anlatımda bulunmuş. Gayretin, dikkatin, hafızanın öneminden bahsederken çalışmayı kişilerle ve şekillerle de örneklemiş.
Serinin 3. ve son kitabı ise "İrade Terbiyesi 3 - Mutluluğun Fethi" olarak adlandırılmış. Kitap adından da anlaşılacağı üzere mutluluğu ele almakta. Özünde saf mutluluk arayışı olsa da bu yolda yapılan doğru ve yanlışları, kişilerin yapmasını doğru bulduğu bir takım hamleleri biz okuyuculara sunmuş. Mutlu olmanın yolları ve yapılması gerekenler üzerinde durulmuş. Kişinin çalışma hayatında ve özel hayatında dikkat etmesi gerekenleri verdiği çarpıcı ve zengin örneklerle dolu bir eser ortaya koymuş. Mutluluğun kısaca içimizde olduğunu; iyilikle, saflıkla, doğru ve güzel ilişkiler ve iletişimle, temiz hava ile, ve bulunduğumuz şartları iyi değerlendirip çalışarak elde edileceğine değinmiş. Para, hırs, güç, kibir vs. gibi etmenlerin kişiye mutsuzluk getirdiğini ifade etmiş yazar.
Genel olarak seri hakkında ki görüşüm ise; kişisel gelişime yatkın bir eser olduğu kanısındayım kitabın. Bazen yazarın şahsi düşüncesi diye gördüğüm ve katılmadığım bazen ise haklı bulduğum yerler oldu. Ayrıca yazıldığı dönem (1890'lar) şartları ve kişilerin içinde bulunduğu düzen, ahlak ve kültür de günümüze kıyasla farklılıklara bir sebep olarak gösterilebilir. O yüzden her şey dışardan görülüp söylenildiği gibi değildir diyorum. Yine de okuyup içinden doğru bulduklarınızı kendinize alabilirsiniz. Hayatın özü kendinizi tanımaktadır. Karanlık boşlukları ile koskoca bir alemde bir toz zerresi kadar olan dünyada yine gelmiş geçmiş tüm yaşamların içinde bir toz zerresi kadar olan kişileriz. Herkesin ömrü iyilikle, sağlıkla ve gönüllerince geçmesi temennisiyle; iyi okumalar.