Buram buram deniz kokusu ve Karayip Korsanları havası yayılan, sizi tam rsden çıkarabilecek bir kitapla geldiim!
Korsan Kralın kızı Alosa, babası tarafından ağır bir eğitimden geçirilerek büyütülmüş güçlü bir korsandır. Ve tam da bu yüzden babasının düşmanları onu ve onun gemisini ele geçirmek istemektedir. Eh, beklenen, daha doğrusu ‘planlanan’ şey gerçekleşir ve bir düşman gemisi Alosa’nın gemisini yerle bir ederek onu rehin alır. Bilmedikleri şey, bunun Alosa’nın ve babasının tam olarak istediği şey olmasıdır. Çünkü Alosa tutsak alınarak casusluk yapmak üzere babası tarafından görevlendirilmiştir. Onu tutsak alan kaptan aptal ve kötü bir kaptandır fakat erkek kardeşi Riden için aynı şey söylenemez. Tüm bunlar da Alosa’nın kalbi ve casusluk planları için ufak tefek sorunlara neden olacaktır…
Kitap oldukça akıcıydı. Elime aldığım gibi bitirdim. -Ve bir süredir kitap okuyacak vaktimin olmamasının üzerine bu kitaba başlamamın, okuma açlığımın da bu duruma etkisi vardı.- Dili sade olsa da okurken tamamen denizin ortasındaymışız ve bir gemiye hapsedilmişiz hissi veriyordu. Eh, hapsedilme kısmı tam olarak kelime anlamını karşılamasa da… Alosa hücresinden kaçma konusunda oldukça becerikli. Bulması gereken bir harita parçası var.
Riden- Alosa arasında atışmaları, güç dengesizliklerini okumak çok eğlenceliydi. Çift olarak çook tatlılar. Kitapta tam korsan klişe sahneleri, korsan klişe karakterleri de vardı fakat kitabın bütünlüğünde hiç sırıtmıyorlardı. Hatta yan karakterlerde tipleme olması beni sevindirdi. Kitabın sonlarında açığa çıkan sırrı en başından beri tahmin edebilmiştim fakat kitabın tahmin edilebilir olması da sevgimi gram azaltmadı. Son sayfayı okuyup ‘bu seri kaç kitap, acilen yenisine ihtiyacım var’ diye dolandım ortalıkta. Bu arada seri iki kitap, bir ara kitap olarak gözüküyor Goodreads üzerinde. Devamı gelecek ve umarım Martıcım bizi bekletmez :’) Çünkü ikinci kitapta neler olabileceğine dair tahmin bile yürütemiyorum ve kurgunun nereye gideceğini çok merak ediyorum.
9|10