Kitabı henüz bitirmedim ama tadı öyle damağımda felan değil kalbimle beynimin orta yerine yerleşti. Yaşıyor olsaydı bizzat gidip ellerinden öpmek isterdim Sezai Karakoç 'un Rabbım cennetinde buluşmayı nasip etsin.. Düşüncelerimi duygularımı dile getirmek için kitabı bitirmeyi bekleyemedim. Doğu ve Batı medeniyetleri hakkındaki tespitleri, düşünceleri o kadar net ve doğru ki. Sadece bu değil içimdeki doğu ve batı medeniyeti ile de yüzleşmeme vesile oldu bu kelimelerle îzah etmekten aciz kaldığım eser... İlk sayfalardan itibaren ayna tuttu hayatıma. Kişinin iki beni vardır (beni=egosu, seni=kendisi, fıtratı, özü). Aynaya baktığında ben diye konuşuyorsa insan egosuna seslenir. Sen diye konuşuyorsa kendisiyle konuşur ve özüne doğru bir yolculuğa çıkar bu kitap da tam olarak beni özüme doğru yolculuğa çıkaran sayılı eserlerden...
Bakalım daha neler neler yaşatacak Üstad Sezai Karakoç yüreğinden dökülenlerle tarihini, özünü tanımaktan aciz neslin bir parçası olan bu şahsiyete...