Dostoyevski , hep yaptığı gibi insanın iç yüzünü pazara sürmüş. Hatta Yeraltından Notlar romanının tamamı bir karakterin iç konuşmaları, sıkıntıları , beyninin derinlerindeki sırlarından oluşuyor diyebiliriz. Yeraltından kasıt yerin altı değil insanın bilinç koridorlarıdır. Çevresinden soyutlanmış bir kişinin bazı mekanlarda arkadaşlarıyla buluşması ve Liza adında bir kızla yaşadığı yakınlaşma dışında olay yok diebiliriz. Kitabı felsefe ve psikoloji biliminin bakış açısıyla okumadığınızda kitaptan sıkılabilirsiniz.
Kitapta beni etkileyen bazı cümlelere yer vermek istiyorum.
"40 yaşından fazla yaşamak bayağılılıktır, hatta ahlaksızlıktır." Bugün 40 yaşına girdiğimden olsa gerek, bu cümle beni sarstı.
"19. yy. adamı karaktersiz olmalı, böyle olmaya mecburdur."
"Anlayışlı bir adam kendine saygı duyabilir mi?"
"Birgün arzu, kaprislerimizin de formülü bulunur, isteklerimizin hangi konulara yönelik gerçekleştiği hesaplanırsa o zaman insan muhtemelen hiç bir şey istememeye başlar. Hayat bir cetvele dökülseydi insana yapacak bir şey kalmazdı"
"İnsan hayatındaki bütün problemleri yüzde yüz halletse sırf nankörlüğü ve küstahlığı yüzünden bir rezalet koparacaktır."
Kitap tamamen bunalım... Camus'un Yabancı eserini varoluşçuluğun en önemli romanı sayaların yanında Yeraltından Notları da bu alana dahil edenler var. Kitap okunmalı...