Tutunamayanlar türk edebiyatında bir destan niteliğinde. kitabın kendi varlığı hem binlerce insanın ilk okuma deneyişini hem de bu işten vazgeçişini temsil ediyor. popüler olduğu kadar sırlarla dolu, popülerliği içine girilemeyişinden kaynaklı. kitap bölüm bölüm farklı yazım şekilleriyle karşılıyor okuru ve içindeki karışık yazı dizimi (bazı bölümlerde noktalama işareti bile yok ve kelimeler bitişik) daha da destansı kılıyor kitabı. bana sorarsanız edebiyatın ağa babalarından, büyük bir öncü. Oğuz Atay’ın heykelleştiği roman. ben bu kitabı 2. bitirişimde öyle içine girdim ki 3.güne girdiğimde Tutunamayanlar bitmiş ve harap olmuş haldeydi.
bir savaş var kitabın içerisinde. içsel bir savaş. intihar içeriğinden de bahsetmiyorum yalnızca, farklı farklı karakterler ve kendileriyle boğuşmaları intiharın daha ötesinde. yaşayış bir intihar gibi hatta. bence yolunu kaybetmiş herkesin kendini bulacağı bir eser.
hayatı ciddiye almak… bu problemin yüzeyi gören bütün noktalarına temas ediyorsunuz. hayatı yaşayamayacak kadar ciddiye alıp aradığı asıl noktayı bir türlü bulamayan, tutturamayan adamları seyrediyorsunuz. kaybolmuşlarda resmen bir devler savaşı! felsefesi garipleşiyor işin, hatta diyorsunuz ki okurken: “ulan sen de intihar et bitsin artık şu iş be!”
ölümü dileten tuhaf bir hikaye karşınızda. kitabın düzensizliği bir zihnin tasviri esasında. karmakarışık zihin, karmakarışık kitap, karmakarışık hikaye ve Olric. aslında belki de hepimizin sahip olduğu bir şey bu arkadaş, tabi kaçımız onun varlığının farkında? meçhul!
şey de garip mesela bu kitapta: abicim Turgut ilah be! tabii beni kınayacaklar karısını çoluğunu çocuğunu böyle umursamazca salan bir adamı ilahlaştırdığım için, rehabilitasyonu önerecekler. naturalist ve hatta materyalist bir bakış. kabul ederim, bir yere kadar! bu hikayede olunabilen tedavi unutmak veya umursamamak, bu adam bunun ötesinde! hatta selim onun da ötesinde. Selim pes ediyor mesela ondan Turgut ilah o değil diye düşünmemeli. hatta Selim, Turgut’a kıyasla belki de daha ilah. beni de karmaşıklaştırma bu kitap. Atay diliyle:
karmakarışıklaşmaştayımgibiaslında.
tutunamayana dönüşen hikayelerin kasveti aklın idrakiyle mücadele ediyor bu kitapta. önerilir mi? eğer kaybolmuşsanız dibine kadar! boş zihin falan hikaye. aksine, dopdolu bir zihin okuyacak bu kitabı. sorularının cevaplarından başka bir şeyi almayan zihin okuyacak. ancak öyle tutunamayanların içerisinde olabilirsiniz. bu tahlili çözmek için bir Turgut veya bir Selim olmak gerek. boş kafayı erteleyin, en sancılı anınızda girin içine ve verin kendinizi bu kitaba. o zaman bu korkulu efsaneyi yenmiş olursunuz.
iyi okumalar…