·142 syf.····Okunma: 05 Nisan 2023 01:09 Aşk kelimesinin sözlük anlamı, aynı kökten türetilen ve "sarmaşık" manasına gelen "aşeka" ile yakından ilgilidir. Tıpkı sarmaşığın, kuşattığı ağacın suyunu emmesi, onu soldurup zayıflatması ve bazen de kurutması gibi, aşırı sevgi de sevenin sevdiğinden başkasıyla ilgisini kestiği, onu sarartıp soldurduğu için bu duyguya aşk denilmiştir.
(Tasavvuf El Kitabı, Editör, Kadir ÖZKÖSE)
SPOİLER
karakterimiz Ali Bey gayet düzgün beyefendi bir kişilikteyken babasının ölümü üzerine büyük bir boşluğa düşer, yaşadığı buhrandan bir nebze olsun sıyrılmak için de hovarda arkadaşlarına uyarak bir geziye katılır. Katıldığı gezi esnasında aşifte ve güzel bir kadına gönlünü kaptırır. Gayet masum duygularla Mahpeykeri eşi yapmak arzusundadır fakat Mahpeyker bunu kabul etmez ve Ali Beyi evlilik olmaksızın kendine bağlar ve evinden uzaklaştırır. Bununla da kalmayıp içkiye de alıştırır. Ali Bey, Mahpeyker ile olan ilişkisi boyunca çevresindeki insanların ve annesinin uyarılarını hiç dikkate almaz olmuştur. Onun bu hallerini gören annesi durumuna çok üzülür ve oğlu için Mahpeyker'den çok çok daha güzel ve iffetli olan Dilaşub adında bir cariye alarak onu evine ve eski iyi hallerine döndürmek ister. Fakat Ali Bey'in gözü Mahpeyker in aşkıyla kör olduğu ve ondan başkasını görmediği için annesinin bu teklifini reddederek hem annesini üzer hem de kendisini gittikçe içinden çıkılmaz bir bataklığa atar. Aradan geçen zaman içerisinde Mahpeyker'in gerçek yüzünü acı verici bir şekilde idrak eden Ali Bey, artık Mahpeyker sayfasını kalbinde kapatmış ve annesine hak vererek kendisi için aldığı cariye Dilaşub ile birlikte olmayı kabul etmiştir. Artık eski iyi hallerine dönen Ali Bey'in hayatı gayet güzel sürmekteyken Mahpeyker de bu durumu çekememezlik başlamış ve intikam hırsları içerisinde elinden gelini ardına koymamıştır. Mahpeyker, gayet profesyonel bir tertiple Dilaşub'un iffetine iftira atar. Ali Bey ise bu iftiraya hiç düşünüp sorgulamaksızın inanır ve derhal Dilaşub'u esirciye satar esircinin elinden Dilaşub'u alan kişi ise Mahpeyker'dir. Dilaşub'a intikam arzusuyla türlü türlü eziyetler eden Mahpeyker Ali Bey'e olan intikamının son raddesi olarak da Ali Bey'i öldürmeyi planlar. Bu durumun farkına varan Dilaşub hiç düşünmeksizin durumu Ali Beye bildirir ve onu ölmekten kurtarır fakat Dilaşub Ali Bey'i öldürmekle görevli olan kişinin hançeriyle ölmüştür. Asıl gayesine ulaşamayan Mahpeyker; Ali Bey'in canını fevkalade yakmak istediği için yaptığı tertipleri, masum Dilaşub'a attığı iftiraları bir bir tüm gerçekliğiyle anlatır. Ali Bey artık gerçekleri görmüştür fakat ne fayda Dilaşub'u artık hayatta değildir! Ali Bey tüm bu yaşanılanların ardından bütün hıncıyla Mahpeyker'e bıçağı saplar ve onu öldürür. Masum ve kendisini tüm saf duygularıyla seven Dilaşub'a yaptıklarını ise hiç bir zaman aklından çıkaramaz ve üzüntüsüyle mahvolur gider.
Bilindiği gibi "Son pişmanlık fayda etmez"