Eser Tolstoyun yetkinlik döneminde yazdığı eserlerdendir. Ömrünün son 30 yılını din felsefe bilim sosyoloji ile ilgilenerek geçirmiştir. Tolstoyla bazen fikirlermiz ust uste düşyüyor bazense onun dediklerini kabul etmiyorum. Şimdi esere geçelim.
Tolstoyun yaşadığı çağda bilimin artik dinin yerini alacağını eğitimli kesimin çoğu söylüyordu. Bazıları ireli giderek Sosyal Darwinizmi destekliyordu. Tolstoy bu bakış açısını eleştiriyor. "Aklı başında hiç bir insan dinsiz yaşayamaz" diyor. İnsanlar Din olmadan anlam bulamıyorlar. Ve kendi hayatlarını sanki bir anlam varmışcasına yaşıyorlar. Kendileri bunu ne kadar inkar etsede eylemleri ile bunu yalanlıyorlar.
Eserde çağın hakim felsefi görüşlerinide eleştiriyor. Nitşe ve Şopenauer bu felsefecilerin başında geliyor. Tolstoy bu felsefeleri eleştiriyor. Bu felsefelerin insanı umutsuzluğa sürüklediğini düşünüyor.
Tolstoy geleneksel hristiyanlık öğretisine karşı çıkıyor. Kilisenin yalnılmazlığına imanı eleştiriyor. Vaftiz ve diğer kilise oğretilerine karşı çıkıyor.
"Kendine yapılmasını istemediğin şeyi başkasına yapma" ahlak önerisini eleştiryor. Bu öğretinin temeli olmadığını savunuyor. Bu düşüncede Tolstoya katılıyorum.
Şimdi ise katılmadığım kısımları ele almak istiyorum. İlk önce Tolstoyun ve hristiyanların oğütlediği pasiflik oğretisi. Yani bize bir şey yapan kişilere karşı çıkmamak. Burda bir sorun var: Eğer bize komşu ülke savaş açarsa bizim bu hadise karşısında tutumumuz ne olmalı? Pasif kalıp kendimizi savunmamalıyız? Böyle bir şeyin mümkün olmayacağını biliyoruz. Bu öğretiyi savunmak saçmadır. En azından benim görüşüm böyle.
Diğer katılmadığım kısım ise devlete karşı çıkmasıdır. Devlet eleştirilerinin bir kısımına katılıyorum. Ancak devletsiz bir dunya hayal edemiyorum. Devlet olmazsa ekonomik sistem nasıl işlicek? Hukuk sistemi? Tahsil kurumları? Bu soruların cevabının olduğunu düşmüyorum.
Eser genel itibariyle güzeldi. 3 günde okudum. Şimdiden herkese iyi okumalar dilerim